İçeriğe atla
Hûd 63Cüz 12 · Sayfa 229

Hûd Sûresi 63. Âyet

هود

Sohbete sor

Kâle yâkavmi eraeytum in kuntu ‘alâ beyyinetin min rabbî veâtânî minhu rahmeten femen yensurunî mina(A)llâhi in ‘asaytuh(u)(s) femâ tezîdûnenî ġayra taḣsîr(in)

Salih, dedi ki: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O'na karşı geldiğim takdirde beni Allah'tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz."

Hûd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

~~11.63~
قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّٖى وَاٰتٰینٖى مِنْهُ رَحْمَةً فَمَنْ يَنْصُرُنٖى مِنَ اللّٰهِ اِنْ عَصَيْتُهُ فَمَا تَزٖيدُونَنٖى غَيْرَ تَخْسٖيرٍ
~ ~ ~

11.63 - Kâle yâ Kavmi eraeytum in kuntu alâ beyyinetim mir rabbî ve âtânî minhu rahmeten femey yensurunî minallâhi in asaytuhû femâ tezîdûnenî ğayra tahsîr.

Diyanet Meali:

11.63- Salih, dedi ki: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O'na karşı geldiğim takdirde beni Allah'tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

11.63- Ey kavmim, dedi: söyleyin bakayım reyiniz nedir? Eğer ben rabbimden bir beyyine üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet bahşetmiş ise ben Allaha isyan ettiğim taktirde beni ondan kim kurtarabilir? Demek ki siz bana hasar etmekten başka bir şey yapmayacaksınız


“Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâlâ sizi helâk eder ve yerinize, günah işleyecek mağfiret edeceği bir kavim getirirdi.” buyrulur. Ve bu hadisi şerifin yüksek mealine uygun olarak Şeyh Nazif Mevlevî buyurmuştur:

Beyt:

Ayna-i mağfiret suret-i isyanadır Halk günah etmese, halk eder İlah

YANİ

Salih peygamberin ve diğer peygamberlerin ikna etme çabaları buna benzer aynı sözlerle olmuştur. Çünkü hakikat tektir.

“Resulün üzerine tebliğden başka bir şey yoktur” (Maide, 99) Üstteki beyit gibi peygamberler hep tebliğ edecekler, insanların bir kısmı da itiraz edip şirke düşeceklerdir.

Davetin faydası, peygamber gelip Celal ehlini davet etmese, onların küfür ve dalaletleri kuvvede kalıp fiile gelmezdi. Adl ve Hakem isimleri de.

“Şimdi dâvet edilmiş olan kimselerde dört suret tasavvur edilir:

Birincisi: Aslında bir Cemâl isminin görünme yeri olup, peygamberin dâvetine icabetle Salih ameller işler. Bu kimse zahiren ve batınen Cemâl isminin terbiyesi altındadır.

İkincisi: Aslında bir Celâl isminin görünme yeridir. Fakat peygamberin dâvetine icabetle, görünüşte şeriat üzere iş yapar olmakla beraber, has rabbi olan o Celâl isminin zevki ve sırât-ı müstakimi üzeredir. Örneğin namaz kılar, oruç tutar, hacca gider; velâkin konuştuğu zaman yalan konuşur, vadettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder ve bunları yapmaktan zevk duyar, asla pişmanlık duymaz. İşte bunlar nifak alâmetidir. Bundan dolayı geçici olarak cemâli isimlerin terbiyesi altında bulunsa bile fayda vermez. Çünkü ayn-ı sabitesinin istidadı budur. Netice has rabbi olan isim, onu sırât-ı müstakiminin en son derecesine, yani kemâline götürür.

Üçüncüsü: Aslında bir Celâl isminin görünme yeri olmakla beraber, bu şehadet âleminde dahi, zahiren kendisini dâvet eden nebiye tâbî olmayıp inkâr eder. Kâfirler bu zümredendir. Bu kimse batınen ve zahiren Celâl isminin terbiyesi altındadır.

Dördüncüsü: Aslında bir Cemâl isminin görünme yeri olup zahirde tabiat perdeleriyle ve çevresinin etkileriyle kendisini dâvet eden nebiyi yalanlar ve geçici olarak celâli isimlerin tesiri altında vakitlerini geçirici olur. Fakat bu küfür günleri içinde dahi has rabbi olan ismin zevki üzere bulunur. Örneğin küfretmekle beraber yalandan nefret eder; emanete hıyanet etmez, halka zulümden çekinir; nihâyet hidâyet rüzgârı erişip birgün ezelî imanı açığa çıkar. İşte böyle bir kimse batınen Cemâl isminin ve zahiren Celâl isminin terbiyesi altında bulunur. Şimdi peygamberin dâvetiyle herkesin istidadının icabı ne ise o açığa çıkar ve ilâhî irade ne suretle bağlanmış ise o gerçekleşir. “ N.M.

(Fusus’ul Hikem, sh.267)

----------------------- rtfSndPly*11.64*

11- Hud Suresi- Ayet 64

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)