İçeriğe atla
Hûd 62Cüz 12 · Sayfa 228

Hûd Sûresi 62. Âyet

هود

Sohbete sor

Kâlû yâsâlihu kad kunte fînâ mercuvven kable hâżâ(s) etenhânâ en na'bude mâ ya'budu âbâunâ ve-innenâ lefî şekkin mimmâ ted'ûnâ ileyhi murîb(un)

Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."

Hûd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

~~11.62~
قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ فٖينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هٰذَا اَتَنْهٰینَا اَنْ نَعْبُدَ مَا يَعْبُدُ اٰبَاؤُنَا وَاِنَّنَا لَفٖى شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَا اِلَيْهِ مُرٖيبٍ
~ ~ ~

11.62 - Kâlû yâ sâlihu Kad kunte fînâ mercuvven Kable hâzâ etenhânâ en nağbude mâ yağbudu âbâunâ ve innenâ lefî şekkim mimmâ ted'ûnâ ileyhi murîb.

Diyanet Meali:

11.62- Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz." Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

11.62- Ey Salih! dediler: bundan evvel sen bizim içimizde ümit beslenir bir zat idin, şimdi bizi babalarımızın tapındığına tapmaktan nehiy mi ediyorsun? Her halde biz, senin bizi davet ettiğin şeyden çok kuşkulandıran bir şek içindeyiz


Kur’an’ı Kerim’deki kıssalar yaşananlardan ders alınması içindir. İnsanlar görünüş itibariyle farklı değillerdir. Değerli olan şey mana ve sirettir. Peygamberler içinden çıktıkları toplumun benzeridir. Ama onlar Allah için özeldir. Ve C. Hakk Salihlerini korur. Onlara kötülük edenleri de cezalandırır.

Peygamberlerini reddeden cahiller, kendilerine iyiliği tavsiye eden ve hiçbir karşılık beklemeden bu güzel yolu gösteren Salih insanlara söz söylerken aslında kendilerine yazık ettiklerinin farkında değillerdir.

Emmare nefs üst katları bilmediği için herkesi kendi gibi görür. İnsanları, alemi tanımak için seyr-i evtan eylemek lazım! N.M.

---------------------- rtfSndPly*11.63*


11- Hud Suresi- Ayet 63

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)