İçeriğe atla
Hûd 64Cüz 12 · Sayfa 229

Hûd Sûresi 64. Âyet

هود

Sohbete sor

Veyâ kavmi hâżihi nâkatu(A)llâhi lekum âyeten feżerûhâ te/kul fî ardi(A)llâhi velâ temessûhâ bisû-in feye/ḣużekum ‘ażâbun karîb(un)

"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

Hûd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

~~11.64~
وَيَا قَوْمِ هٰذِهٖ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَاْكُلْ فٖى اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَاْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَرٖيبٌ
~ ~ ~

11.64 - Ve yâ kavmi hâzihî nâkatullâhi lekum âyeten fezerûhâ teé'kul fî ardıllâhi ve lâ temessûhâ bisûin feyeé'huzekum azâbun karîb.

Diyanet Meali:

11.64- "Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar." Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

11.64- Hem ey kavmim, işte şu: «Allah’ın nâkasi» size ayet, bırakın onu Allah’ın Arzında yayılsın ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azab yakalar

---------------------

Hz. Hud yirmi yıl kadar tebliğini yaptıktan sonra kavmi bayramlarını kutlamak için putlarını da yanlarına alarak dağa çıkmışlardı. Hz. Salih’ten mucize olarak, dağdan deve çıkarmasını istediler. Çıkarsa iman edeceklerini söylediler. Kayanın içinden mucize olarak deve ve yavrusu çıktı. Bir kısmı inandı bir kısmı inanmadı. C. Hak da deve için bir su hakkı koymuştu. Sudan bir gün deve bir gün kavim içiyordu. Buna dayanamayan kavim deveyi boğazladı.

Oysa ayette Hz. Salih deveye bir şey olması halinde onları “azab-ı İlahi ile korkutmuştu. Hatta azabın ne zaman geleceğini sorup alay ettiler. Hz. Salih üç gün sonra olduğunu söyledi. Birinci gün yüzlerinin sararacağı, ikinci gün kızaracağı, üçüncü gün ise kararacağı ve dördüncü gün helak olacaklarını bildirdi.

Gerçekten öyle de oldu. Dördüncü gün dediği gibi oldu. Kavminin helakından sonra Salih peygamber kendisine iman edenlerle birlikte Mekke’ye gidip yerleşmiş, vefat edinceye kadar orada kalmıştır. Kabri, Kabe’nin batısında, Dar ’un Nedve ile Hicr arasındadır.

Peygamberler tarihine baktığımızda bazıları ile özdeşleşen nesneler, hayvanlar vardır. Yunus as balık ile, Hz. Nuh gemiyle, Hz. Musa asasıyla, Hz. İbrahim ateşe atılmasıyla ateş ile, Hz. Salih ise devesi ile.

Mevlâna Hz. Salih ile ilgili bu olayı “Baş gözünün Salih peygamberi ile Devesini hakir görmesi...” adını vererek anlatmıştır.

Mevlana’ya göre “deve” görünüşteydi.

“Oysa o, salih kişilerin bedeni idi. Kötülerin helakı için tuzaktır. Hakk’ın kahrının zabıtası, bir devenin kanına diyet olarak onlardan bütün bir şehri istedi.

Ruh, Salih gibidir. Beden de deveye benzer. Ruh vuslattadır. Beden ihtiyaç içindir. Salih’in ruhu afetlere uğramaz. Yara deve üzerinedir. Zat yaralanmaz. Hakkın nuru kafirlere mağlup edilemez.

Can, toprak cisme, kötü kişiler incitsinler de imtihanı görsünler diye ulaştı, bu yüzden cisimle birleşti. Canı inciten kişinin, Hakk’ı incittiğinden haberi yok! Bilmiyor ki, bu küpün suyu ırmak ile birleşmiştir. Hak, bütün aleme dayanak olsun diye bir cisme alaka bağlamıştır. Onların gönüllerine kimse muzaffer olamaz. Sedefe zarar gelir, inciye gelmez.

Velinin beden devesine kul ol ki, Salih peygamber ile kapı yoldaşı olasın.” Mesnevi de verilen mana; ruhun Salih peygamberi, deve ise bedeni temsil eder. Ruh-beden birlikteliğine dışarıdan gelen zararların sonu anlatılır. İnsanlar bedensel olarak farksızdırlar ama mana-siret bakımından kimi veli, kimi peygamber, kimi alim olur.

Deve de farklı değildi. Salih’in kavmi onu alelade bir deve zannetmişti. Oysa o görünüşte deve idi. “Nagatullah” idi aslı. “Allah’ın devesi” İnkarcılar Allah’ın suyunu, Allah’ın devesinden sakınmaktadırlar. Zihin bulanıklığı Hakka şirki getirmiştir. Allah’a yakın olan kişilere fenalığın sonu budur!

İnsanlar hiçbir ücret istemeyen ve iyiliği tavsiye eden peygamber ve velilerin gönüllerini incitmemelidir. Onlar Hakla vuslat halindedirler. Cisimlerinin batını ruh, ruhun batını Haktır. Ceset madde olup yoklukla muttasıftır. Ama maneviyattan hali değildir. Her eser sahibi eseriyle bağı vardır. Ressamın tablosuyla alay etmek ressama hakarettir.

Salih kulların batınları korunur. Zarar ancak suretlerinde olur. Bir de “peygamberler toplumlarının içinde bulundukları sürece Allah onlara azap etmez.” (Enfal/33) Velinin vücud kabında saklı olan ruh suyu İlahi ırmaktan beslenir. Veli’yi inciten Hakkı incitmiş olur. Fettah isminin mazharı olan Hz. Salih’in devesi nasıl kayadan zuhur ediyorsa, C. Hakkın insanlara üflediği ruh da cisimlerinden ortaya çıkar. N.M.

---------------------- rtfSndPly*11.65*


11- Hud Suresi- Ayet 65

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)