İçeriğe atla
Mesed 1Cüz 30 · Sayfa 603

Mesed Sûresi 1. Âyet

المسد

Sohbete sor

Tebbet yedâ ebî lehebin vetebb(e)

Ebu Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu.

Namaz Sûreleri (Cilt 2)

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bu surenin nüzul sebebi ile ilgili şöyle rivâyet edilmiştir, Ahmed b. el-Hasan el-Hîrî, Hacib b. Ahmed'den, o Muhammed b. Hammad'dan, o Ebû Muaviye el-A'meş'ten, o Amr b. Mürre'den, o Said b. Cübeyr'den, o da İbn Abbas'tan rivâyeten şöyle dedi:

"Rasulullah (s.a.v.) bir gün Safa Tepesi'ne çıktı ve:

"Ey Sabahçılar, Koşun ey Kureyş topluluğu!" diye nidâ etti. Bunun üzerine Kureyş toplandı ve:

"Ne istiyorsun? Ne haberin var?" dediler. O da:

"Ben size sabaha akşama düşman baskısına uğrayacağınızı haber verecek olsam beni tasdik eder misiniz?" diye sordu. Onlar:

"Evet" dediler. Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:

"(Öyleyse iyi dinleyin) Ben sizi önünüzdeki şid­detli azabdan sakındıran birisiyim." Bunun üzerine Ebû Leheb: "Seni helak olasıca, Bizi bunun için mi topladın?" dedi. Allah Teala da bu sûreyi indirdi." Abdulmuttalib'in oğlu, Hz. Peygamber (s.a.s)'in de amcası olan Abdüluzza'ya Ebu Leheb lakabının verilmesi, yüzünün parlaklığından dolayı idi. O ve karısı Ümmü Cemil, insanlar arasında Hz. Peygamber (s.a.s)'e ve O'nun davetine en çok kötülük eden ve eziyette bulunan insanlardandı. Ümmü Cemil'in asıl adı, Erva olup aynı zamanda Ebu Süfyan'ın kız kardeşi idi.


Ebu Leheb, Bedir vak'asından bir kaç gün sonra "Kabarcık"tan öldüğünde, ölüsü evinde üç gün kalmış, kokmuş, kimse ona yanaşamamış; ücretle tutulan Sudanlılar onun cesedini bir çukura atıp üstüne toprak

doldurmuşlardı.


Bu âyeti kerîmede yanlış fiiller işleyen ellerin halleri görülmektedir. Fiillerini doğru şekilde yerine getirenler ise ebedi yaşayacaklardır, görüldüğü gibi sadece fiiller nasıl böylesine bir fark oluşturmaktadır.

İki el ifadesinden kasıt biri “Âdem” yani aklı küll diğeri “Havva” yani nefsi küll’dür.

Cenâb-ı Hakk (c.c) Âdem a.s’ı ilk halkettiğinde Havva validemizde onun bünyesinde idi ayrı bir varlık değildi.

Ellerimize baktığımız zaman onları ayrı iki el olarak görürüz ancak kendimize genel olarak baktığımzda ayrı gibi görülen bu ellerin aslında bir bütün içinde bir bütün olarak görürüz işte eller, iki görünen birdir. Ebu lehep ve karısı da iki görünen birdir. Ve amelleri cihetiyle ateşlıktirler.

İşte bu ellerle işlenen ameller neticesinde, bazı kimseler cennet ehli bazı kimselerde cehennem ehli olmaktadırlar.


~~111.2~
مَا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ
(111-2) Mâ agnâ anhu mâluhu ve mâ keseb.

Ona malı ve kazandıkları bir fayda vermedi.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)