İçeriğe atla
Yûsuf 50Cüz 12 · Sayfa 241

Yûsuf Sûresi 50. Âyet

يوسف

Sohbete sor

Vekâle-lmeliku-/tûnî bih(i)(s) felemmâ câehu-rrasûlu kâle-rci' ilâ rabbike fes-elhu mâ bâlu-nnisveti-llâtî katta'ne eydiyehun(ne)(c) inne rabbî bikeydihinne ‘alîm(un)

Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir."

Yûsuf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

12/50. “Ve hükümdar dedi ki: Onu bana getiriniz. Ne zaman ki ona elçi geliverdi, dedi ki: Efendine dön, ona sor ki, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş?. Şüphe yok ki, benim Rab'bim onların hilelerini hakkıyla bilicidir.” Hükümdar onu bana getirin dedi. Haberci’ler Yûsuf’a geldi. Rabbine gel, sana davet var, dedi. Yani Yûsuf (a.s.)ı

melik huzuruna çağırdı. O,melik’e dedi ki; “sor bakalım o kadınlar ellerini niye kesmişlerdi? Rabbim onların hilesini bilir”. Kadınlar ellerini kestikleri zaman nasıl bir hile yapmışlardı rabbına sor bakalım. Yani zindandan gel, çık dediği zaman çıkmadı. Hükümdar kadınlara Yûsuf’u almak istediğiniz zaman durumunuz neydi? Dedi. Yani hükümdar kadınları topladı ve sordu. Yûsuf (a.s.)ın böyle bir talebi olunca. Kadınlar “biz onun aleyhinde kötü bir şey görmedik.” Yine o anda azîz’in hanımı Zeliha hanım da oradaydı. O vezirin karısı “şimdi gerçek ortaya çıktı” dedi. Yani o da pişman olmuştu yaptığı bu işten. Aradan 14 sene geçtikten sonra azîz, Zeliha hanımın eşi ölmüştü. “o zaman ben onu nefsime davet ettim. Ona yönelmiştim. Muhakkak ki o doğruculardandır.” Dedi.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)