Velemmâ cehhezehum bicehâzihim kâle-/tûnî bi-eḣin lekum min ebîkum(c) elâ teravne ennî ûfî-lkeyle veenâ ḣayru-lmunzilîn(e)
Yusuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: "Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim."
Yûsuf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
12/59. “Ve onların yüklerini hazırlayıp tanzim edince dedi ki: Bana siz baba bir kardeşinizi getiriniz. Görmüyor musunuz ki, ben ölçeği tamam ölçüyorum ve ben misâfir kabul edenlerin en hayırlısıyım.” Emmâre, levvâme, mülhime, hırs, kin, gazab, gönülün hakikatinden haberdar olmadıklarından ona hepsi perdeli kaldı. Ama gönül onların hepsini tanıdı. Bunlar geldi. Yûsuf (a.s.)a isteklerini söylediler. Yûsuf (a.s.) onların yüklerini, cihazlarını tamamladı. Ve dedi ki; “sizin küçük bir kardeşiniz daha olacak. Onu babanızdan bana getirin. Beni görüp bildiniz. Ben kileleri ifa edenim. Size istediğiniz şeyi verenim. Ve ben misafir kabul edenlerin en hayırlısıyım” dedi. “Hem sizi bir misafir olarak baktım. Yedirdim, içirdim. İstediğiniz ve taleb ettiğiniz malı da veriyorum. Bir dahaki sefere kardeşinizi de getirin” diyor. “eğer onu getirmezseniz sizin için ölçü, buğday, tartı yoktur. Benim yanımda size verecek bir şey yoktur.” Küçük kardeşinizi getirmezseniz artık bana yaklaşmayın, gelmeyin diyor Yûsuf (a.s.)