Felemmâ race'û ilâ ebîhim kâlû yâ ebânâ muni'a minnâ-lkeylu feersil me'anâ eḣânâ nektel ve-innâ lehu lehâfizûn(e)
Onlar, babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz elbette koruruz" dediler.
Yûsuf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
12/63. “Ne zaman ki babalarına dönüverdiler, dediler ki: Ey babamız!. Bizden erzak yasaklandı, artık bizimle beraber kardeşimizi de gönder ki, erzak alalım ve muhakkak ki, biz onun için elbette koruyucu kimseleriz.” Vakta ki onlar babalarının yanına döndüler. “Ey babamız artık bundan sonra buğday alınmaktan mani olunduk. Şu şartla ki ;küçük kardeşimizi bizimle beraber gönder. Eğer göndermezsen bize ekin mekin yok. Biz onu Yûsuf gibi yapmayız. Biz onu muhafaza ederiz.” Dediler. Onun sözünü verdiler.