Kâlû cezâuhu men vucide fî rahlihi fehuve cezâuh(u)(c) keżâlike neczî-zzâlimîn(e)
Onlar da: "Cezası, su kabı kimin yükünde bulunursa, o kimsenin kendisi(nin alıkonması) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.
Yûsuf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
12/75 “Cezası dediler: kimin yükünde çıkarsa işte o, onun cezası, biz zâlimlere böyle ceza veririz.) Onlarda cezasının karşılığını söylediler.” Onun cezası kimin yükünün içinde bulunursa yani herhangi bir şey çalınmışsa o, hangisinin yükünün içersinde çıkarsa onun karşılığı, o kişiyi tutmaktır.” Dediler. Ve cezayı kendileri söylediler. işte biz kendi memleketimizde kendi kanunlarımızla cezalandırırız. Dediler. Yani kendi şeriatlarını söylediler.