İçeriğe atla
Hicr 10Cüz 14 · Sayfa 262

Hicr Sûresi 10. Âyet

الحجر

Sohbete sor

Velekad erselnâ min kablike fî şiye'i-l-evvelîn(e)

Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.

Hicr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bu âyetler de Zâtî’dir. Cenâb-ı Hakk Resûlüne (s.a.v.).

Evvelki kavimlerin de kendilerine gönderilen resûllerle alay etmiş olması, Efendimiz (s.a.v.) açısından bir tesellîdir; çünkü inkârcıların alaycı tutumu, onun risâlet görevindeki bir eksiklikten değil, onların tarih boyunca değişmeyen kötü ahlakından kaynaklanmaktadır.

Resûllerle alay edenler iki kısımdır. Birinci kısım, hakîkati kabul etmek istemez ve hakîkati getiren resûllerle alay ederek, kendi bâtıl inançlarını korumaya çalışır. İkinci kısım ise, resûllerin getirdiği hakîkati anlayamadıkları için, bu hakîkati küçümseyerek ve alaya alarak kendi cehâletlerini gizlemek isterler. Halbuki hakîkat, onların alaylarından münezzehtir ve er ya da geç gâlip gelecektir.

Yâsîn Sûresi 36/30 âyetinde Cenâb-ı Hakk şöyle buyurur: “Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.” Örneğin, inkârcılar Nûh (a.s.) ile gemi inşaatı sırasında (bkz. Hûd Sûresi 11/38), Mûsâ (a.s.) ile mûcizeler gösterdiği sırada (bkz. Zuhruf 43/47) alay etmişlerdir.

Bu alaycı kimselerin âkıbetini En’âm Sûresi 6/10 âyeti bizlere bildirmektedir; meâlen: “Andolsun, senden önce de nice peygamberlerle alay edildi. Fakat alay ettikleri şey, alay edenleri çepeçevre kuşatıverdi.” (Ayrıca, bkz. Enbiyâ 21/41). " T.O.C.C."


Âyet 12

كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۙ

~ ~ ~
Kezâlike neslukuhu fî kulûbil mucrimîn.

Böylece onu mücrimlerin kalplerine sokarız.