Velev fetahnâ ‘aleyhim bâben mine-ssemâ-i fezallû fîhi ya'rucûn(e)
(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.
Hicr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Zâtî olan bu âyet-i kerîmede yeryüzünden göklere açılan kapılar bulunduğuna dâir bir işâret vardır. Bu ma’nâyı tasdîk eden Kur’ân âyetleri ve hadîsler, Terzi Baba’nın 214-Gökyüzü İnsânları Araştırması kitâbında derlenmiş ve geniş olarak îzâh edilmiştir. Burada kısaca özetlersek:
Arz ile semâ arasında yollar vardır. Rûh ve melekler arza bu yollardan gelir giderlerler. Âdem babamız ve Havvâ annemiz cennetten arza bu yollardan biriyle indiler. Cennet ve cehenneme gidişimiz de bu tür yollardan olacaktır. Bu yollar üzerinde kapılar da vardır. Bu kapılardan biri de Kâbe-i Muazzama’nın Hacerü’l Esved köşesi ile kapısı arasındaki “Mültezem” adı verilen yerdedir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Kudüs’te mi’râca yükseldiği yerde de bir kapı vardır, ki muhtemelen Îsâ (a.s.) o kapıdan göğe yükselmiştir. " İz- -T-B- "
Âyet 15
لَقَالُٓوا اِنَّمَا سُكِّرَتْ اَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَسْحُورُونَ۟
~ ~ ~
Le kâlû innemâ sukkiret ebsârunâ bel nahnu kavmun meshûrûn.
Yine “Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz” derlerdi.