İçeriğe atla
Hicr 19Cüz 14 · Sayfa 263

Hicr Sûresi 19. Âyet

الحجر

Sohbete sor

Vel-arda medednâhâ veelkaynâ fîhâ ravâsiye veenbetnâ fîhâ min kulli şey-in mevzûn(in)

Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

Hicr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bu âyet-i kerîme de Zâtî’dir. Evvelki âyetlerde semâ âleminden bahsedilmişti, burada ise arz âlemine dikkat çekilmektedir.

Zâhiren bakıldığında, âyet-i kerîme Allâh’ın arzı (yeryüzünü) insânlar için mükemmel bir nizâm üzere halk ettiği, oraya bir denge unsuru olarak “ağır baskılar” yerleştirdiği ve doğadaki her şeyin ölçülü ve dengeli olduğu anlatılmaktadır.

Bu âyette geçen “revâsiye” kelimesinin zâhir mânâsı hakkında üç farklı görüş öne sürülmüştür:

Birinci görüşe göre: “Revâsiye” kelimesi “sâbit dağlar” anlamına gelir ve dağlar hareket etmez.

İkinci görüşe göre: “Revâsiye” kelimesi “dağ” değil “ağır baskılar” anlamındadır. Arapça'da "dağ" kelimesinin karşılığı “cebel”dir. Neml Sûresi 27/88 âyetinde “dağların bulutlar gibi hareket ettiği” bilgisi verilir ve bilimsel veriler de bu bilgiyi destekler.

Üçüncü görüşe göre: “Revâsiye” “sâbit dağlar” anlamına gelmekle birlikte, dağlar hem sâbit hem de hareketlidir. Buna göre, dağlar bulunduğu yer itibâriyle sabittir, ancak üzerinde bulundukları tektonik plakanın hareket etmesi yönüyle hareketlidir.

Âyete enfüsî olarak bakarsak: “Arz” kişinin bedeni ve nefsidir. “Arzın genişletilmesi” insânın vücûdunun ve nefs âleminin oluşturulmasıdır. Oraya yerleştirilen “sağlam dağlar”, ilâhî ilim ve hikmet dağlarıdır, kişiyi Allâh’ın dininde ve tefekküründe sâbit tutar, nefs dalgalarıyla sarsılıp düşümesini engeller. “Orada ölçülü bir biçimde her şeyi bitirdik” “ne var âlemde o var Âdem’de”nin bir başka îzâhıdır. " T.O.C.C."


Âyet 20

وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِق۪ينَ

~ ~ ~
Ve cealnâ lekum fîhâ meâyişe ve men lestum lehu bi râzıkîn.

Orada hem sizin için hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.