İlâ yevmi-lvakti-lma'lûm(i)
(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
"Allah katında bilinen vaktin gününe kadar..."
Bu ayet, İblis'e verilen mühletin sonunu belirten 'bilinen vakit' kavramını ele almaktadır. Ayet, kıyamet gününe işaret eden bu vaktin ilahi takdirle belirlenmiş kesinliğini vurgulamaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'yevm' kelimesinin bazen güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreyi ifade ettiğini, ancak Kur'an'da mecazi olarak belirli bir olayın vuku bulduğu zaman dilimi veya bir dönemi de ifade edebileceğini belirtir. Bu ayetteki 'yevm' kelimesi, İblis'e verilen mühletin sonu olan kıyamet gününe işaret eden özel bir zaman dilimidir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'yevm' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, bazen dünya günlerini, bazen de ahiret günlerini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'yevm', 'el-vakti'l-ma'lûm' ile birlikte kullanılarak, Allah tarafından belirlenmiş, kesin ve bilinen bir son günü, yani kıyamet gününü kastetmektedir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'vakt' kelimesinin, bir işin veya olayın gerçekleşmesi için belirlenmiş, tayin edilmiş zaman dilimi anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'el-vakt' kelimesi, 'el-ma'lûm' sıfatıyla birlikte, Allah tarafından İblis'e verilen mühletin sonu olarak kesin bir şekilde belirlenmiş olan zamanı vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'vakt' kelimesinin, bir şeyin başlangıcı ve sonu olan belirli bir zaman dilimi olduğunu belirtir. Bu ayetteki kullanımı, İblis'in mühletinin sona ereceği, Allah katında bilinen ve tayin edilmiş olan o kesin anı ifade etmektedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ilm' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle Allah'ın mutlak ve kuşatıcı bilgisine atıfta bulunduğunu belirtir. 'el-Ma'lûm' kelimesi, Allah'ın bilgisi dahilinde olan, dolayısıyla kesin ve değişmez olan bir şeyi ifade eder. Bu ayette, İblis'e verilen mühletin sonunun, Allah katında bilinen ve tayin edilmiş, dolayısıyla kaçınılmaz bir zaman olduğunu vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'ma'lûm' kelimesinin, 'bilinen, belirlenmiş, tayin edilmiş' anlamlarına geldiğini ve Kur'an'da genellikle Allah'ın ilmiyle sabit olan şeyleri ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'el-vakti'l-ma'lûm' ifadesi, İblis'e verilen mühletin sonunun, Allah'ın ezeli ilmiyle belirlenmiş, kesin ve şaşmaz bir zaman olduğunu açıkça ortaya koyar.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ilm' kökünün Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, 'ma'lûm' kelimesinin, bir şeyin varlığının veya zamanının kesin olarak bilindiğini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'el-ma'lûm' sıfatı, 'el-vakt' kelimesini niteleyerek, İblis'e tanınan sürenin sonunun, Allah tarafından kesin olarak belirlenmiş ve bilinen bir zaman olduğunu vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.