Lâ yemessuhum fîhâ nasabun vemâ hum minhâ bimuḣracîn(e)
Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
Hicr Suresi'nin 48. ayeti, cennet ehlinin ebedi huzurunu ve sıkıntılardan uzaklığını vurgulamaktadır. Ayet, cennetteki yorgunluk ve çıkarılma gibi olumsuzlukların tamamen ortadan kalktığını dilbilimsel olarak ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'nasab' kelimesini 'bedenin veya ruhun yorulması, zahmet çekmesi' olarak açıklar. Ayetteki 'lâ yemessuhum nasabun' ifadesi, cennet ehlinin hiçbir şekilde yorgunluk, meşakkat ve zahmet hissetmeyeceğini, dolayısıyla cennetin tam bir rahatlık ve huzur mekânı olduğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'nasab' kelimesinin 'yorgunluk, zahmet' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, cennetliklerin dünyadaki gibi bir yorgunluk veya sıkıntıya maruz kalmayacaklarını, aksine sürekli bir dinlenme ve rahatlık içinde olacaklarını ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'nasab' gibi kelimelerin, ahiret hayatının dünya hayatındaki olumsuzluklardan arınmışlığını göstermek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'nasab'ın olumsuzlanması, cennetin 'zahmetsiz bir varoluş' olarak tasvir edildiğini, dünya hayatının temel bir özelliği olan yorgunluk ve çabanın cennette bulunmadığını vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'muhrecîn' kelimesinin 'çıkarılanlar' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'mâ hum minhâ bi-muhrecîn' ifadesi, cennet ehlinin cennetten kovulma veya ayrılma gibi bir durumla asla karşılaşmayacaklarını, onların orada kalıcı olduklarını kesin bir dille ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'hurûc' kökünün 'bir yerden ayrılmak, dışarı çıkmak' anlamlarını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'muhrecîn' kelimesinin olumsuzlanması, cennetin ebedi bir ikametgah olduğunu, cennetliklerin oradan asla ayrılmak zorunda kalmayacaklarını, dolayısıyla sonsuz bir güven ve huzur içinde olacaklarını vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'hurûc' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle bir yerden ayrılma, çıkma anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'muhrecîn'in olumsuz kullanımı, cennetin 'ebedi ikametgah' olma özelliğini pekiştirir; cennet ehlinin oradan çıkarılma endişesi taşımadan sonsuz bir güven içinde yaşayacaklarını ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.