Kâle vemen yaknetu min rahmeti rabbihi illâ-ddâllûn(e)
Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
Hicr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
İbrâhîm (a.s.)’ın misâfirlere verdiği cevap yukarıdaki yorumumuzu tasdîk etmektedir: “Ben ümitsizliğe kapılmadım, çünkü Rabbimin rahmetinden ancak dalâlete düşenler yâni İblîs’in tesîri altında olup da zulmette kaldığı için hakîkati göremeyenler ümit keser. Sadece verdiğiniz haber bana acâyip geldi ve şaşırdım.” İbrâhîm (a.s), Nemrûd tarafından ateşe atılmaya mah-kûm edildiğinde dahi Hakk’a olan tevekkülünü ve Hakk’ın kendisine rahmet edeceğine olan inancını muhâfaza etmiştir. Rivâyete göre İbrâhîm (a.s.) tam ateşe atılacakken Cebrâil (a.s.) gelip kendisine yardım teklîf etmiş, ancak o “Allâh bana yeter, One güzel vekildir” diyerek bu teklîfi reddetmiş, böylece Hakk’a olan mutlak teslîmiyetini ve güvenini izhâr etmiştir. Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk “Ey ateş! İbrâhîm'e karşı serin ve selâmet ol!” buyurarak İbrâhîm (a.s.)’ı kurtarmıştır. Bu hâdise, İbrâhîm (a.s.)’ın “Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?” sözünün amelî bir tezâhürüdür. " T.O.C.C."
Âyet 57
قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ
Kâle fe mâ hatbukum eyyuhel murselûn.
İbrahim, “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” dedi.