İçeriğe atla
Hicr 65Cüz 14 · Sayfa 265

Hicr Sûresi 65. Âyet

الحجر

Sohbete sor

Feesri bi-ehlike bikit'in mine-lleyli vettebi' edbârahum velâ yeltefit minkum ehadun vemdû hayśu tu/merûn(e)

"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

Hicr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

53’üncü âyetin yorumunda “isr” “gece yürüyen” kelimesinin üzerinde durmuştuk. Okuduğumuz âyet bizlere, İbrâhîm (a.s.) soyundan ilk defâ gece yürüyüşü yapanların Lût (a.s.) ve âilesi olduğunu bildirmektedir. Buradaki yürüyüş, şerîat mertebesinden, daha sonraları Yakûb (a.s.)’ın yapacağı yürüyüş ise tarîkat mertebesinden bir yürüyüştür, diyebiliriz.

“Gecenin bir bölümünde yola çıkılması” zâhiren kavmin uykuda olup kendilerini fark etmeyecek olmasından ötürüdür. Bilindiği gibi, Yâkûb (a.s.)’ın kardeşine, Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) de Mekke’li müşriklere görünmemek için hep gece yolculuğu yapmışlardır. Enfüsî yönden, gecenin sabaha karşı olan bölümleri (son üçte biri) nefsâni kuvvetlerin en zayıf hâlde olduğu, nurânî ve hakkâni yönde yol almanın nispeten kolay olduğu vakitlerdir.

Lût (a.s.)’ın “ehli (ailesi) ile” yola çıkması, zâhiren kendi-sine uyan ve küfür ehli olmayan kimselerle yol yürümesidir. Enfüsî olarak ise, bizdeki nefsânî kuvvetleri geride bırakıp rahmânî kuvvetlerle yol almaktır.

“Arkaya bakmayın” demek, terk ettiğiniz, geride bıraktığınız şeylere yeniden meyletmeyin, demektir. Eğer bakılırsa, yeniden o hâllere geri dönme ve Hakk yolundan alıkonma tehlikesi vardır.

“Emrolunan yere gitmek” bu mertebe itibâriyle sırât-al müstakîm üzere seyredip o mertebenin selâmetine kavuşmaktır, diyebiliriz. " T.O.C.C." 


Âyet 66

وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ

Ve kadaynâ ileyhi zâlikel emre enne dâbire hâulâi maktûun musbihîn.

Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak.”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)