Veeteynâke bilhakki ve-innâ lesâdikûn(e)
"Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."
Hicr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Bu âyette misâfirler, Hakk’tan haber getiren sâdık nebîler, sözüne güvenilir haber vericiler hükmündedirler. Enfüsî ma’ nâda, insânın kalbine doğan ilhâmlar ve gördüğü sâdık rüyâ-lardır, diyebiliriz.
Lût (a.s.) kavmine söz dinletemeyince Hakk’a yönelerek şöyle dûa etmişti:
“Rabbinsurnî alel kavmil mufsidîn” “Rabbim, şu bozguncu kavme karşı bana yardım et” (Ankebût 29/30)
“Rabbi neccinî ve ehlî mimmâ ya’melûn” “Rabbim beni ve ehlimi bunların yaptıklarından kurtar.” (Şu’ârâ 26/ 169).
Lût (a.s.)’ın enfüsteki karşılığı, kendindeki nefsânî sıfatlar ve şehevî arzular ile mücâhede ederken zorlanan ve bu husûsta dûalar ve zikirlerle Hakk’ın yardımına ilticâ eden sâlih sâliklerdir. Başka ma’nâları da vardır, aşağıda îzâh edilecektir.
Cenâb-ı Hakk, yapılan bu dûa ve yardım taleplerini kabul etmiştir; “Hakk geldi, bâtıl zâil oldu” hükmüyle, zâhirde Lût kavmi bâtında ve enfüste ise bâtıl düşünce ve ahlâklar ortadan kaldırılacaktır, gelen misâfirler bunun haberini vermektedir. " T.O.C.C."
Âyet 65
فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِـعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ
Fe esri bi ehlike bi kıt’ın minel leyli vettebı’ edbârehum ve lâ yeltefit minkum ehadun vamdû haysu tu’merûn.
“Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin.”