İnne fî żâlike leâyeten lilmu/minîn(e)
Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.
Şüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır.
Bu ayet, 'ibret' kavramının 'inananlar' için taşıdığı derin anlamı vurgulamaktadır. Ayet, geçmiş kavimlerin kıssalarından çıkarılacak derslerin, iman edenler için birer delil ve uyarı niteliğinde olduğunu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'âyet' kelimesinin asıl anlamının 'açık alamet' olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımıyla, geçmiş kavimlerin başına gelenlerin, iman edenler için Allah'ın kudretine ve vaadine dair açık bir delil ve ibret olduğunu ifade eder. Bu, sadece bir işaret değil, aynı zamanda üzerinde düşünülmesi gereken bir uyarıdır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'âyet' kelimesini 'alamet' ve 'nişane' olarak açıklar. Hicr Suresi 77. ayet bağlamında, Lut kavminin helakinin, inananlar için Allah'ın azabının bir alameti ve gelecekteki benzer durumlar için bir uyarı olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın vaadinin gerçekleştiğine dair somut bir kanıttır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'âyet' kavramının Kur'an'da hem 'işaret' hem de 'mucize' anlamlarını taşıdığını belirtir. Bu ayetteki 'âyet', Allah'ın varlığına ve kudretine işaret eden, aynı zamanda geçmiş olaylardan çıkarılması gereken bir ders niteliğindeki 'ibret' anlamını güçlendirir. İnananlar için bu, sadece bir gözlem değil, aynı zamanda imanı pekiştiren bir tecrübedir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'mü'min' kelimesini 'tasdik eden, güvenen' olarak açıklar. Ayetteki 'mü'minler' ifadesi, Allah'ın birliğine, peygamberlerine ve ahiret gününe inanan kimseleri ifade eder. Bu ibret, özellikle bu inanca sahip olanlar için anlam taşır ve onların imanını pekiştirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'iman' kelimesinin 'kalben tasdik etmek ve dil ile ikrar etmek' olduğunu belirtir. 'Mü'minler' ise bu tasdiki gerçekleştirenlerdir. Ayetteki 'ibret'in 'mü'minler' için olması, onların bu ibretlerden ders çıkarabilecek, Allah'ın kudretini ve adaletini anlayabilecek bir idrak seviyesine sahip olduklarını gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'iman' kavramının Kur'an'daki temel anlamının 'güvenmek, emniyet içinde olmak' olduğunu vurgular. 'Mü'minler', Allah'a güvenen ve O'nun vaatlerine inanan kimselerdir. Bu ayetteki ibret, mü'minlerin Allah'a olan güvenlerini artırır ve O'nun adaletinin tecelli ettiğini görmelerini sağlar.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.