Efemen yaḣluku kemen lâ yaḣluk(u)(k) efelâ teżekkerûn(e)
Şu halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?
Nahl Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Efemen yahluku kemen lâ yahuk(u) efelâ teżekkerûn(e)” Şu hâlde halk eden, halk edemeyen gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz? (16/17)
Şeriat ve tariat mertebelerinde yaradan ve yaradılan hakikat ve marifet mertebelerinde zuhur eden-zuhur edilen tecelli-tecelli edilen olmaktadır. Şeriat ve tarikat mertebesinde olan mazur görülebilir. Ama hakikatte Hakk ve halk olduğu Hakk’ın halk ta zuhur ve tecelli ettiğidir. Burada ikilik değil teklik geçerlidir. Ve ayniyet ve gayriyet geçerli olur. Hem aynıdır, hemde gayrıdır.
Nasıl bir karpuz dilimi, karpuzdan gayrı değildir. Ama aynı değil tamamı değildir. (Murat Derûni)