Veyaḣirrûne lil-eżkâni yebkûne veyezîduhum ḣuşû'â(n)
Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.
Ve ağlayarak yüzleri üstü secdeye kapanırlar. Hem de bu Kur'ân'ı işitmek onların Allah'a teslimiyetlerini daha da artırır.
İsrâ Suresi 109. ayet, secde edenlerin derin huşu ve gözyaşıyla Allah'a yönelişini tasvir eder. Ayet, Kur'an'ın kalpler üzerindeki etkisini ve imanın artışını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hurûr' kelimesini yüksek bir yerden aşağıya düşmek olarak tanımlar. Ayetteki 'yahrurûne li'l-ezkân' ifadesi, secdeye kapanırken yüzün (çenenin) yere değmesini, yani tam bir teslimiyetle yere kapanmayı ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir düşüş değil, aynı zamanda manevi bir alçalma ve tevazu halidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'harra' fiilinin 'secde etti' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yahrurûne li'l-ezkân' ifadesi, mecazi olarak secdeye kapanmayı, yüzlerini yere sürmeyi ve Allah'a karşı tam bir boyun eğmeyi anlatır. Bu, Kur'an'ın etkisiyle yaşanan derin bir huşu halidir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'hurûr'un hızlı ve şiddetli düşüşü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Kur'an'ın tilaveti karşısında müminlerin ani ve derin bir etkiyle secdeye kapanmalarını, bu eylemin içsel bir coşku ve teslimiyetle gerçekleştiğini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ezkân' kelimesinin 'zekan'ın çoğulu olduğunu ve çene anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'li'l-ezkân' ifadesi, secdeye kapanırken yüzün, özellikle de çenenin yere değmesini, yani tam bir alçakgönüllülük ve boyun eğme halini vurgular. Bu, Allah'a karşı en üst düzeyde bir teslimiyetin fiziksel tezahürüdür.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'zekan' kelimesinin yüzün alt kısmını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'li'l-ezkân' ifadesi, secde anında yüzün yere temasını, yani kişinin tüm benliğiyle Allah'a yönelişini ve O'nun azameti karşısında kendi acizliğini idrak etmesini simgeler.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'bükâ' kelimesini gözyaşı dökmek olarak tanımlar. Ayetteki 'yebkûne' ifadesi, Kur'an'ın tilaveti karşısında kalplerin yumuşamasını, Allah'ın azametini ve vaatlerini idrak etmenin getirdiği derin duygusal tepkiyi, yani huşu ve haşyetten kaynaklanan ağlamayı anlatır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'ağlama'nın genellikle Allah korkusu (haşyet) ve O'nun azameti karşısında duyulan derin saygı ile ilişkilendirildiğini belirtir. Ayetteki 'yebkûne' ifadesi, müminlerin Kur'an'ın mesajı karşısında yaşadıkları içsel dönüşümü, günahlarına pişmanlıklarını ve Allah'a olan derin bağlılıklarını gözyaşlarıyla dışa vurmalarını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'huşu' kelimesini bedenin ve kalbin sükûneti, alçakgönüllülüğü olarak tanımlar. Ayetteki 'yezîdühüm huşûan' ifadesi, Kur'an'ın tilavetinin ve secdenin, müminlerin kalplerindeki Allah'a karşı duydukları derin saygıyı, tevazuyu ve teslimiyeti artırdığını, onları daha da sakin ve itaatkar kıldığını belirtir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'huşu'nun kalbin Allah'a karşı boyun eğmesi ve sakinleşmesi olduğunu ifade eder. Ayetteki 'yezîdühüm huşûan' ifadesi, Kur'an'ın etkisiyle müminlerin iç dünyalarında meydana gelen manevi yükselişi, Allah'a olan bağlılıklarının ve O'nun azameti karşısındaki alçakgönüllülüklerinin derinleşmesini vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'huşu' kavramının Kur'an'da genellikle namaz ve Allah'a yöneliş bağlamında kullanıldığını, kalbin ve bedenin Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve saygı içinde olmasını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'yezîdühüm huşûan' ifadesi, Kur'an'ın tilavetinin, müminlerin bu içsel saygı ve teslimiyet hallerini daha da pekiştirdiğini, imanın bir göstergesi olarak huşunun artışını anlatır.
İsrâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(109) (Ve yehırrune lil ezkani yebkûne ve yeziyduhüm huşua;)
115
Ve ağlayarak yüzleri üstü secdeye kapanırlar. Hem de bu Kur'ân'ı işitmek onların Allah'a teslimiyetlerini daha da artırır.