İçeriğe atla
İsrâ 95Cüz 15 · Sayfa 291

İsrâ Sûresi 95. Âyet

الإسراء

Sohbete sor

Kul lev kâne fî-l-ardi melâ-iketun yemşûne mutme-innîne lenezzelnâ ‘aleyhim mine-ssemâ-i meleken rasûlâ(n)

De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."

İsrâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(95) Kul lev kâne fiyl' Ardı Melâiketün yemşune mutmeinniyne le nezzelna aleyhim mines Semai meleken Resula;)

(Ey Muhammed! Mekkelilere) şöyle de: "Eğer yeryüzünde huzur içinde yürüyüp duran melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek indirirdik.")

Hz.Rasûlüllah’ın (s.a.v.) insân sıfatıyla vasfolunarak insanlara gönderilmesi Cenâb-ı Hakkk’ın en büyük lütûflarındandır, Cenâb-ı Hakk eğer bir melek göndermiş olsaydı bizlerinde “O melek olduğu için yapıyor, fakat biz insanız yapamayız” gibi mazeretlerimizde hazır olurdu, bu hal ile bu sebep ortadan kalkmıştır.

Cenâb-ı Hakk Hakikati Muhammediyeyi mânâ âleminden zuhura getirmek için Muhammed elbisesini Efendimize (s.a.v) giydirdi, eğer melek olan bir peygamber gelseydi biz hakikatleri Efendimiz (s.a.v) den aldığımız gibi net alamazdık çünkü meleğin sistemi ile insanın sistemi başkadır ve meleğin idraki kadar Allah’ı tanırdık, ki insanın idraki melekten daha üstündür. Cebrâîl (a.s.) vahyin başlamasında Efendimizin (s.a.v.) hocası konumundaydı, daha sonraki zamanlarda Efendimiz (s.a.v.) öyle genişlemeler oldu ki, Efendimiz (s.a.v.) onun hocası oldu.

İşte Cenâb-ı Hakk insânlara Efendimizi (s.a.v.) uygun bir şekilde gönderip mânâyı uygun bağlantılar ile aktardı.