İçeriğe atla
İsrâ 97Cüz 15 · Sayfa 292

İsrâ Sûresi 97. Âyet

الإسراء

Sohbete sor

Vemen yehdi(A)llâhu fehuve-lmuhted(i)(s) vemen yudlil felen tecide lehum evliyâe min dûnih(i)(s) venahşuruhum yevme-lkiyâmeti ‘alâ vucûhihim ‘umyen vebukmen vesummâ(en)(s) me/vâhum cehennem(u)(s) kullemâ ḣabet zidnâhum se'îrâ(n)

Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.

İsrâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(97) Ve men yehdillahu fehüvel mühted* ve men yudlil felen tecide lehüm evliyae min duniHİ, ve nahşüruhüm yevmel kıyameti alâ vucuhihim 'umyen ve bükmen ve summa* me'vahüm cehennem* küllema habet zidnahüm seıyra;)

“Allah kime hidayet verirse, o doğru yoldadır. Kimi de hidÂyetten uzak tutarsa, artık bunlar için Allah'tan başka hiçbir yardımcı bulamazsın. Ve biz, o kâfirleri kıyamet günü kör, dilsiz ve sağır oldukları halde, yüzleri üstü sürünerek haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir; ateşi dindikçe onun ateşini artırırız. ”

“Kişi Cenâb-ı Hakkk’ın İlâh-î yönde verdiği sıfatları nefsi yönde kullanıp nefsine maletmiş ise o sıfatlar iptal olmuş demektir, o sebeple onlar kör, dilsiz ve sağırdırlar ve Cenâb-ı Hakkk’ın aklına vermiş olduğu bilgileri kullanmayıp nefsinin emrinde, ki o nefiste toprak tabiatlı olduğundan aklını yerden aldığı oluşumlar ile çalıştırıp yüzleri üstü gitmeleridir.

Bizler yer olarak, topraktan maddi gıdaları almaktayız, gök olarak, aklımız ile birlikte manevi gıda almaktayız, işte insan oluşum itibarıyla hem maddi hem manevi gıdaya ihtiyaç duyar.