İçeriğe atla
Kehf 83Cüz 16 · Sayfa 302

Kehf Sûresi 83. Âyet

الكهف

Sohbete sor

Veyes-elûneke ‘an żî-lkarneyn(i)(s) kul seetlû ‘aleykum minhu żikrâ(n)

(Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."

Kehf-Mağara Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

* (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: “Size ondan bir anı okuyacağım.” Sana Zülkarneyn hakkında sual soruyorlar, onlara De ki “Yakında ondan size haber vereceğim” Zülkarkeyn kelime anlamı olarak tefsirlerde genel olarak iki karine sahibi olarak tanımlanmaktadır, bizler bunu kendi varlığımızda nefs ve Rûh, zâhir ve bâtın olarak yorumlaya-biliriz. “Zülkarneyn” Ebced hesabıyla sayı değeri (1147)’dir, yani (1+1+4+7=13) olur ve Zülkarkeyn’de Hakikat-i Muhammediye bağlıdır.

Siyerde İbnü Abbas'tan nakledildiğine göre Kureyş Nadr b. Hâris ile Ukbe b. Ebî Muayt'ı Medine'deki yahudi hahamlarına gönderip: "Onlar, kitap ehlindendirler, siz de bulunmayan bilgiler onlarda bulunur. Muhammed'e sorun bakalım" demişler. Bunun üzerine ikisi birlikte Mekke'den çıkıp Medine'ye varmışlar ve sormuşlar.


Yahudiler: "Ona mağara halkından, Zülkarneyn'den ve Rûhtan sorunuz. Eğer hepsine cevap verir veya susarsa peygamber değildir. Ve eğer bir kısmına cevap verip bir kısmından susarsa peygamberdir" demişler. Çünkü Rûh,

Tevrat'ta kapalı olarak ifade edilmiş. Onlar, gelmişler sormuşlar. Bunun üzerine iki kıssa, yani Ashab-ı Kehf ve Zülkarneyn kıssaları açıklanıp Rûh kapalı bırakılmış olmakla sorduklarına pişman olmuşlardır

إِنَّا مَكَّنَّا لَهُ فِي الْأَرْضِ وَآتَيْنَاهُ مِن كُلِّ شَيْءٍ سَبَباً

84-) İnna mekkenna lehu fiyl Ardı ve ateynahu min külli şey'in sebeba;

* Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)