Hattâ iżâ beleġa matli'a-şşemsi vecedehâ tatlu'u ‘alâ kavmin lem nec'al lehum min dûnihâ sitrâ(n)
Güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.
Kehf-Mağara Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Cenâb-ı Hakk onların üzerine perdesiz olarak zuhur ettiğini ifade ediyor, bir perdeden bahsedilseydi güneşin hakikatini idrak edememiş olanlar olacaklardı demek ki İbrahimiyet yani tevhid-i ef’al mertebesinde Cenâb-ı Hakk o kişilerin gönüllerinden perdeyi alıyor ve onları perdesiz hâle getiriyor, doğrudan doğruya İlâh-î hakikatlere ayna olacak, aydınlanacak hale getirmiş oluyor ve bunu Zülkarkeyn üzerinden İbrahimiyet mertebesinde bir hadise olarak bizlere gösteriyor.
كَذَلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْراً
91-) Kezâlik ve kad ehatna Bima ledeyhi hubra;