Kâlû yâżâ-lkarneyni inne ye/cûce veme/cûce mufsidûne fî-l-ardi fehel nec'alu leke ḣarcen ‘alâ en tec'ale beynenâ vebeynehum seddâ(n)
Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?"
Kehf-Mağara Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
* Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?” Zülkarkeyn’ni o mertebenin komutanı yani aklı olarak, içerdekileride Esmâ-i İlâhiyeden bazı isimler olarak düşündüğümüzde.
قَالَ مَا مَكَّنِّي فِيهِ رَبِّي خَيْرٌ فَأَعِينُونِي بِقُوَّةٍ أَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْماً
95-) Kale ma mekkenniy fiyhi Rabbiy hayrun feeıynuniy Bi kuvvetin ec'al beyneküm ve beynehüm radma;
* Zülkarneyn, “Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” dedi.