Kâle mâ mekkennî fîhi rabbî ḣayrun fee'înûnî bikuvvetin ec'al beynekum vebeynehum radmâ(n)
Zülkarneyn, "Rabbimin bana verdiği (imkan ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım" dedi.
Kehf-Mağara Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Aklı temsil eden Zülkarkeyn’de onlara “kendi oluşumunuz gereği olan İlâh-î mânâda ki, gücünüzle bana yardım edin” diyor, çünkü bu Esmâ-i İlâhiyyelerin nefsi mânâda bir de hayali tarafları var.
آتُونِي زُبَرَ الْحَدِيدِ حَتَّى إِذَا سَاوَى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انفُخُوا حَتَّى إِذَا جَعَلَهُ نَاراً قَالَ آتُونِي أُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْراً
96-) Atuniy züberel hadiyd hatta iza sava beynes sadefeyni kalenfühu hatta iza cealehu naren kale atuniy üfriğ aleyhi kıtra;
“Bana (yeterince) demir madeni getirin” dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, “körükleyin!” dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, “Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım” dedi.