Eferaeyte-lleżî kefera bi-âyâtinâ vekâle leûteyenne mâlen veveledâ(n)
Ayetlerimizi inkar edip "Bana elbette mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü?
Meryem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(77) (E fe raeytellezî kefere bi âyâtinâ ve kâle le ûteyenne mâlen ve veleden.)
“Öyleyse âyetlerimizi inkâr ederek: “Bana mutlaka mal ve evlât verilecektir.” diyeni gördün mü?” Bu Âyet-i Kerîmenin iniş sebebi şöyledir:
“Şimdi Âyetlerimizi inkâr eden ve elbette bana mal ve evlat verilecektir, diyen adamı gördün mü?" Âyet-i Âs b. Vail sebebiyle nâzil olmuştu. Şöyle ki: (Sahabelerden) Hubab (r.a) adlı bir kimsenin onda bir alacağı vardı, onu istedi. Buna karşı Âs: "Hayır, dedi, Muhammed'e küfretmeden alacağını vermem" dedi Bunun üzerine Hubab:
"Vallahi, dedi, ben, Muhammed'e asla küfr etmem, ne hayatımda, ne ölümümde ve ne de tekrar dirildiğim zaman." Buna karşı Âs: "Öyle ise bekle öldükten sonra tekrar dirildiğinde bana gelirsin. O vakit benim malım ve evladım olacak, alacağını sana veririm" dedi. Yâni öbürlerini andıktan sonra işte bu gördüğün kâfirin hikâyesini de anlat.”