Elem tera ennâ erselnâ-şşeyâtîne ‘alâ-lkâfirîne teuzzuhum ezzâ(n)
Kafirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?
Meryem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(83) (E, lem tere ennâ erselneş şeyâtîne alel kâfirîne teuzzuhum ezzen.)
“Onları, kışkırttıkça kışkırtan (tahrik eden) şeytanları, kâfirlerin üzerine nasıl gönderdiğimizi görmüyor musun?” Birçok yerde geçen bu ifâdesi mazide olmuş birçok hâdiseyi hâlde olmuş gibi gösterip ifâde etmektedir. Dünyâ ve güneş arasında dönüş sistemine göre oluşmuş olan zaman kavramını kabul ediyoruz ve ona göre değerlendirmelerde bulunuyoruz, oysa bu âlemde “tek bir an” vardır ve ona da “an-ı dâim” denmektedir. İşte bu an her an yaşanmaktadır. O günlerde fizîkî mânâda olmuş olan bu hâdiseler bugün mânevi mânâda yaşanmaktadır hem de her birerlerimizin üzerinde yaşanmaktadır. “e lem tere” yâni “görmüyormusun”