En de'av lirrahmâni veledâ(n)
(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!
O Rahmân'a çocuk isnad ettiler diye...
Bu ayet, Allah'a çocuk isnat etmenin (veled) vahim bir günah olduğunu ve bu isnadın evrensel düzeni (gökler, yer, dağlar) sarsacak kadar büyük bir cürüm olduğunu vurgular. 'Da'v' fiili, bu isnadın sadece bir iddia değil, aynı zamanda bir çağrı ve atıf olduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'دعوة' (da'wah) kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi kendine doğru çekmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'دَعَوْا۟' ifadesi, Allah'a çocuk isnat etme eylemini, yani O'na ait olmayan bir şeyi O'na atfetme ve bu iddiayı yayma anlamında kullanılmıştır. Bu, sadece bir iddia değil, aynı zamanda bir çağrı ve davettir (s. 306).
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'دَعَوْا۟' fiilini 'نسبوا' (nisbet ettiler, isnat ettiler) olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etme fiilini mecazi bir ifadeyle 'çağırma' veya 'atfetme' olarak yorumlar. Bu, onların bu iddiayı dile getirmeleri ve yaymaları anlamına gelir (c. 1, s. 210).
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'دعوة' kavramının Kur'an'da genellikle 'çağrı' veya 'davet' anlamında kullanıldığını belirtir. Ancak bu ayetteki 'دَعَوْا۟' fiili, Allah'a çocuk isnat etme eylemini, yani O'na bir ortak veya benzer atfetme anlamında, bir tür 'iddia etme' veya 'yakıştırma' olarak ele alınabilir. Bu, tevhid inancına aykırı bir 'çağrı'dır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'الرحمن' (er-Rahman) isminin, Allah'ın geniş ve kapsayıcı rahmetini ifade ettiğini belirtir. Bu rahmet, hem müminleri hem de kafirleri kuşatır. Ayette, bu sonsuz rahmet sahibi Allah'a çocuk isnat etmenin, O'nun yüceliğine ve tekliğine aykırı bir cüret olduğunu vurgular (s. 347).
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'الرحمن' isminin, Allah'ın rahmetinin kemalini ve şümulünü gösterdiğini ifade eder. Bu ismin, sadece Allah'a mahsus olduğunu ve başka hiçbir varlığa verilemeyeceğini belirtir. Ayette, bu eşsiz ve merhametli Yaratıcı'ya çocuk isnat etmenin, O'nun ulûhiyetine karşı büyük bir saygısızlık olduğunu vurgular (c. 3, s. 100).
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Rahman' isminin Kur'an'da Allah'ın en temel ve evrensel niteliklerinden biri olarak öne çıktığını belirtir. Bu isim, Allah'ın tüm yaratılmışlara yönelik genel ve kuşatıcı merhametini ifade eder. Ayette, bu 'Rahman' olan Allah'a çocuk isnat etmenin, O'nun mutlak birliğini ve benzersizliğini reddetmek anlamına geldiğini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ولد' (veled) kelimesinin, doğan veya doğurulan her şey için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'وَلَدًا' ifadesi, Allah'a bir çocuk isnat etme, yani O'nun bir eşi veya benzeri olduğunu iddia etme anlamında kullanılmıştır ki bu, tevhid inancına tamamen zıttır (s. 297).
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ولد' kelimesinin, 'doğum' ve 'nesil' anlamlarına geldiğini ifade eder. Allah hakkında 'veled' isnat etmenin, O'nun yaratılmışlara benzemesi ve bir başlangıcı olması gibi yanlış bir anlayışı beraberinde getirdiğini vurgular. Bu, Allah'ın mutlak tekliğini ve yaratılmamışlığını inkar etmektir (s. 523).
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'veled' kavramının Kur'an'da genellikle 'çocuk' veya 'evlat' anlamında kullanıldığını belirtir. Ancak Allah'a 'veled' isnat etmenin, O'nun 'samet' (ihtiyaçsız) ve 'ahad' (tek) sıfatlarına aykırı olduğunu, O'nun bir şeye muhtaç olduğu veya bir benzeri olduğu gibi yanlış bir algı oluşturduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, bu yanlış inancın vahametini gösterir.
Meryem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(91) (En deav lir rahmâni veleden.)
“Rahmân'a bir çocuk isnât etmeleri (sebebiyle).”