İçeriğe atla
Bakara 99Cüz 1 · Sayfa 15

Bakara Sûresi 99. Âyet

البقرة

Sohbete sor

Velekad enzelnâ ileyke âyâtin beyyinât(in)(s) vemâ yekfuru bihâ ille-lfâsikûn(e)

Andolsun, biz sana apaçık ayetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkar eder.

Bakara Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

وَلَقَدْ أَنزَلْنَا إِلَيْكَ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَمَا يَكْفُرُ بِهَا إِلاَّ الْفَاسِقُونَ

(2/99) Ve lekad enzelna ileyke ayatin beyyinatin, ve ma yekfuru Biha illelfasikun;

* Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkâr eder.

Andolsun ki, Burada yeminden maksat şek ve şüphe olmasın ki , kuvvetli olarak belirtiyor Cenâb-ı Hakk

Biz indirdik sana, Âyetleri ve açık beyanları indirdik, bu hakikatları ancak fasıklar inkâr eder.

Biz indirdik sana, tabi burada ilk muhattab Hz. Peygamber (s.av.), fakat Hz.Peygamber (s.a.v) zâhir olarak şu an yeryüzünde yok, fakat herbirerlerimizin ümmeti Muhammed olması hasebiyle bâtını bizde, bâtıni bizde ise zâhirî de o demektir artık, şekil o şekil değil ama mânâ itibarıyla herbirerlerimiz Hakkikati Muhammedinin birer şualarıyız, yani birer zuhur mahalleriyiz, ayrıca Zat mertebesi itibarıyla havi’yiz Hakkikati Muhammediye hepimizi, kendimizi küçük görmeyelim, o kadar açık diyorki, Biz indirdik, sana, buna artık ne şifre lâzım ne anahtar lâzım, dinlemesini bilmek lâzım, duymak lâzımdır.

Açık âyetler indirdik, beyanlar indirdik, âyet nedir,? Kûr’ân, Kûr’ân’da zâten Zattır, Zatı anlatan açıklayan beyenlar indirdik herbirerlerinize ayrı ayrı.

Dışarıdan gelen bir indirmede değil aslında, sizin yapınıza indirdik, yapınıza koyduk, işte senin ta kendin İlâh-î ûyetten başka bir şey değilsin diye açık olarak söylüyor, ûyetler diyor yani Allah Teâlânın değişik yönleriyle bilgileri, tek de değil bir çok bilgileri size indirdik, kalbinize indirdik diyor, ve bunların izahları olarak beyanlar.

Şeriat mertebesi itibarıyla şer’i bilgiler olarak bütün insânlara geldi, Tarikat mertebesi itibarıyla velilere geldi, yani muhabbetullah mertebesinden velilere geldi , Hakkikat mertebesi itibarıyla Rasûllüllah (s.a.v.) in varislerine geldi, Marifetullah Zat mertebesi itibarıylada Hz.Rasûlullah’ın şahsına geldi, Demek ki her mertebede olan kimseye o mertebenin gereği ve hakikati itibarıyla inmekte, bu ne muhteşem bir hadisedir.

Efendimize (s.a.v.) gelen Zat mertebesi tabii o

mertebe kapsamı itibarıyla bütün mertebeleride kapsamı na alıyordur, onun varislerine sıfat mertebesi itibarıyla ve onların varislerine yani velilere tarikat mertebesi itibarıyla, ümmet-i Muhammede’de şeriat mertebesi itibarıyla, Cenâb-ı Hakk bizâtihi kişiye sana şu geldi diye hitap ediyor.

Âyetlerimi indirdim, Âyet işaret demektir, işaretlerimi indirdim, Ulûhiyyet işaretlerini indirdim, Allah’lık işaretlerini indirdim, demektir, bir Âyette ”Safa ve Merve Allah’lık işaretleridir” deniyor ayrıca Allah’ın işaretle-rindendir, diye de geçer ama esas Ulûhiyyet işaretlerin-dendir, demektir.

Ve açık beyanlar olarak, yani şek şüphe olmayan, hiç izah gerektirmeyen, üzerinde tereddütlere mahal olmayacak şekilde ilimler indirdik size, hakikatler indirdik deniyor, işte kim hangi mertebede ise Cenâb-ı Hakk’ın ilhamını ve idrakini o yaşadığı mertebeden o yaşadığı düzeyden alır yalnız burada tabii ki bir eğitim söz konusu, aldığı şeyin ilham mı, evham mı olduğunu bilsin, eğer tam kendine güveni yoksa aldığı bilgiyi sorması lâzımdır, içime şöyle şöyle bir his geldi, bunun hakikati nedir diye bir ölçü alması lâzımdır, belirli bir yerlere gelmişse zâten kendisi onun ilham mı, evham mı olduğunu ayırabilir.

Şu kısacık Âyetin içerisinde insânın iç bünyesi itibarıyla o kadar muhteşem bir yaşam sistemi var ki, hayrettir.

Fasıklar bunun böyle olmadığını böyle bir şey olamayacağını söylerler ve bu hakikati inkar ederler, fasık bozguncu demektir, senin varlığındaki İlâh-î hakikatleri kendi nefsine maletmek sûretiyle hakikatin bozguncuları, işte kendi varlığının hakikatini bozduğu için gelen hakikat bilgilerini bozmuş oluyor, inkâr ediyor, dolayısıyla kendisine bu bilgiler ulaşamamış oluyor, çünkü kendisi, bu sistemi inkâr ettiği için kendine bu kapıyı kapatmış oluyor.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(4)