İżhebâ ilâ fir'avne innehu taġâ
"Firavun'a gidin. Çünkü o azmıştır."
Tâ-Hâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
İçimizdeki Rahmâniyyet kıpırdaşmaları sonrası büyümeye başlayan Mûsâ ile berâber nefs-i emmâre kendi ayağının kaydığını hissetmeye başlıyor. Ve daha da azarak bu saltanat benim kimseye bırakmam diyor.
Mertebe-i Mûseviyyenin aklı ve fikri ile ve esmâ-i ilâhiyyenin bütün kuvvetleri ile gidiniz. Çünkü o kendinde de var olan bu kuvvetleri nefsi yönünde kullanmak sûretiyle kendine mâl edip azdı. Bu hakikati ona “zikredin-hatırlatın”
فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَيْنَا لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَى
(Fe kûlâ lehu kavlen leyyinen leallehu yetezekkeru ev yahşâ.)
(Tâ-Hâ, 20/44) “O zaman ona, yumuşak söz söyleyin. Böylece umulur ki o, tezekkür eder (anlar) veya huşû duyar.”