İnne hâżihi ummetukum ummeten vâhideten veenâ rabbukum fa'budûn(i)
Şüphesiz bu (İslam), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.
Enbiyâ Sûresi
“İnne hâzihi ummetukum ummeten vâhideten veenâ rabbukum fa’budûn(i)” Şüphesiz bu (İslâm), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin. (21/92)
Burada İslâm tek bir din derken Hz. Âdem den, Hz. Muhammed e kadar gelen peygamber hazeratı Hakikat-i Muhammediye programı olan “Vahid” bir olan İslâm’ın peygamberleri ve mertebeleridir. Ayrı ayrı dinler yoktur. İmanın içinde kitaplara iman vardır ama dinlere iman diye bir bahis yoktur. Bizler dinler diye bir olmayan bir şeyi kavramlaştırmışızdır. Muhammediyet, İseviyet, Museviyet, İbrahimiyet hepsi İslâm dini içinde birer mertebedir.
“veenâ rabbukum” Ben âyetin zâti ve sizin rabbinizim ise rububiyet bölümüdür. İbadet failiyetiniz bana olsun. Fiiliyatta gördükleriniz esmâ-i ilahiyye zuhurlarıdır.
وَتَقَطَّعُوا أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ كُلٌّ إِلَيْنَا رَاجِعُونَ {الأنبياء/93}
“Vetekatta’û emrahum beynehum kullun ileynâ râci’ûn(e)”