İçeriğe atla
Mü'minûn 29Cüz 18 · Sayfa 344

Mü'minûn Sûresi 29. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Vekul rabbi enzilnî munzelen mubâraken veente ḣayru-lmunzilîn(e)

Yine de ki: "Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın."

Mü'minûn Sûresi

"Ve kul" (Ve de ki): Ulûhiyyet mertebesi Risâlet mertebesine bir duâ tâlim ettirmektedir.

"Rabbi" (Rabbim): Bu söz, kişinin kendi rabb-i hâss'ına olan bir yöneliştir.

"Enzilnî munzelen mubâreken" (Beni bereketli bir yere indir): Zâhiren, "bu gemi yolculuğunun sonunda beni yaşamaya elverişli bereketli topraklara ulaştır", diye duâ etmektedir.

Âyetin bâtınî yönü ise çok farklıdır. Daha evvel "bizi … kurtaran" diye toplu olarak duâ edilirken, burada "beni … indir" şeklinde husûsî bir duâ yapılması dikkat çekicidir. Bu ikincisi, Nûh (a.s.)'ın â'yân-ı sâbitesi yönü ile yapmış olduğu bir duâ olup, indirilmek istediği bereketli yer "insânlık mertebesi"dir. Bu mertebenin bereketli olması, Hakk'ın halîfesi, yâni tüm esmâ ve sıfatlarının tecellîgâhı olmasıdır.

"Ente hayrul munzilîn" (Sen, yerleştirenlerin en hayırlısısın): Zâhiren kişileri farklı makâmlara yerleştirenler varmış gibi görünse de hakîkatte Münzil-i Hakîkî Hakk'ın ta kendisidir ve diğerleri Hakk'ın gölgesi olan vâsıtalarıdır.


Âyet 30

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ وَاِنْ كُنَّا لَمُبْتَل۪ينَ

~ ~ ~
İnne fî zâlike le âyâtin ve in kunnâ le mubtelîn.

Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihân ederiz.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)