İçeriğe atla
Mü'minûn 9Cüz 18 · Sayfa 342

Mü'minûn Sûresi 9. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Velleżîne hum ‘alâ salevâtihim yuhâfizûn(e)

Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.

Mü'minûn Sûresi

Salâtı muhâfaza etmek dört şekilde düşünülebilir. Birinci-si, salâtlarını vaktinde, şartlarına, rükünlerine ve a'dâbına (ta'dîl-i erkânına) riâyet ederek titizlikle kılmaktır. İkincisi, salât esnâsında kalbi mâsivâdan, vesveselerden ve dünyevî meşgalelerden koruyarak, aklını ve gönlünü Hakk'a yönlendirmek ve ikinci âyette belirtilen "salâtihim hâşiûn" hâlinde olmaktır. Bunun zıttı "salâtihim sâhûn" yâni salâtından gaflette olmak, yanılmaktır (Mâ'ûn 107/5). Üçüncüsü, salâtta gönlüne ilhâm olunan vahdet şuuru ile ilâhî feyz ve nûrları, salât sonrasında da korumak ve hebâ etmemektir. Dördüncüsü,"salât-ı dâimûn" yaşantısına vâsıl olup her an, her nefeste, şuurda ve idrâkte Hakk ile birlikte olmaktır. Burada yapılan fiilin adına "ubûdet" denir ki, bu Hakk'ın kulluk mertebesinden, kulunda kul olarak, kendinden kendine olan ibâdetidir. İbâdet kulun fiilidir, ubûdet ise Hakk'ın fiilidir.


Âyet 10

اُولٰئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَ

~ ~ ~
Ulâike humul vârisûn.

İşte bunlar vâris olanların ta kendileridir.



Âyet 11

اَلَّذٖينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَ هُمْ فٖيهَا خَالِدُونَ

~ ~ ~
Ellezîne yerisûnel firdevs, hum fîhâ hâlidûn.

Onlar Firdevs cennetlerine vâris olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)