İçeriğe atla
Nûr 23Cüz 18 · Sayfa 352

Nûr Sûresi 23. Âyet

النور

Sohbete sor

İnne-lleżîne yermûne-lmuhsanâti-lġâfilâti-lmu/minâti lu'inû fî-ddunyâ vel-âḣirati velehum ‘ażâbun ‘azîm(un)

(23-24) İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü'min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır.

Nûr Sûresi

“Yevme teşhedu aleyhim elsinetuhum veeydîhim veerculuhum bimâ kânû ya’melûn(e)” İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır. (24/23-24)


İffetli mü’min kadına irfani yönden bakmaya çalışırsak, “muhsanat” namuslu kadın sayısal değeri; “Mim: 40” “Ha: 8, “Sad: 90” “Nun: 50” “Elif: 1” “Te: 400” dür. Toplarsak (40+8+90+50+1+400= 589) 5+8= 13 ve 9 u yanına alırsa 139 yapar… Kendi içinde toplamı 13 olmakla beraber ve 139 Muhammed sayısal değeridir.

Muh-sanat olarak ve sayısal değerler ışığında Muhammed-i sanat-ın güzelliğini esmâ-i ilahiyye üzerine varlığına yansıtmış olan nefiiis olarak düşünülebilir.

İşte bu nefise hakk’ın varlığından uzak durarak hayal ve vehim ile birlikte olduğunu isnat etmek, iftira etmek zahir ve batın hakktan uzaklığın ifadesidir. İşlemiş oldukları varlık günahından ötürü kendi özleri ve efali infialiyyeleri kendi aleyhlerine müşahid olacaktır.


يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ اللَّهُ دِينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُبِينُ {النور/25}

“Yevme-izin yuveffîhimu(A)llâhu dînehumu-lhakka veya’lemûne enna(A)llâhe huve-lhakku-lmubîn(u)”