Efî kulûbihim meradun emi-rtâbû em yeḣâfûne en yehîfa(A)llâhu ‘aleyhim verasûluhu bel ulâ-ike humu-zzâlimûn(e)
Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
Nûr Sûresi
“Efî kulûbihim meradun emi-rtâbû em yehâfûne en yehîfa(A)llâhu aleyhim verasûluhu bel ulâ-ike humu-zzâlimûn(e)” Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir. (24/50)
Kalplerinde nefsi emmare hastalığı var ki bu ifade ediliyor. Kendi vehim ve kuruntuları da münafıkları şek ve şüpheye düşüyor.
(Allah) Uluhiyet her mertebenin hakkını veren mertebe ve Risalet mertebeside bunun haberini ulaştıran mertebedir, nasıl haksızlık yapabilir. Asıl haksızlık yapan, nefsi emarenin kontrolü altında ve karanlığında olanlar zalimledir.