İçeriğe atla
Furkân 17Cüz 18 · Sayfa 361

Furkân Sûresi 17. Âyet

الفرقان

Sohbete sor

Veyevme yahşuruhum vemâ ya'budûne min dûni(A)llâhi feyekûlu eentum adleltum ‘ibâdî hâulâ-i em hum dallû-ssebîl(e)

Rabbinin, onları ve Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyleri bir araya getireceği ve (taptıklarına), "Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı, yoksa onlar kendileri mi yoldan saptılar" diyeceği günü hatırla.

Furkân Sûresi

“Veyevme yahşuruhum vemâ ya’budûne min dûni(A)llâhi feyekûlu eentum adleltum ibâdî hâulâ-i em hum dallû-ssebîl(e)” Rabbinin, onları ve Allah’ı bırakıp da taptıkları şeyleri bir araya getireceği ve (taptıklarına), “Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı, yoksa onlar kendileri mi yoldan saptılar” diyeceği günü hatırla. (25/17)


Âyet rububiyet mertebesi âyetlerindendir.


Suret verilmiş ilâh olarak kabul edilmiş eşyanın ahiret günü kendilerine konuşma yetisi verip kim kimi saptırmış yani mudill esmâsı üzere dünya da hayatını sürdüler diye bu ilâhlar bu soruya muhatap olacaklardır. Ve bu âyeti okuyan da bugünden muhatap olmaktadır. Olayı anlatandan da Allah’ı bırakıp da taptıkları şeyleri bir araya getireceği” ifadesi ile ahadiyet mertebesidir. (Murat Derûni)


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)