İçeriğe atla
Furkân 18Cüz 18 · Sayfa 361

Furkân Sûresi 18. Âyet

الفرقان

Sohbete sor

Kâlû subhâneke mâ kâne yenbeġî lenâ en netteḣiże min dûnike min evliyâe velâkin metta'tehum veâbâehum hattâ nesû-żżikra vekânû kavmen bûrâ(n)

Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helake giden bir toplum oldular" derler.

Furkân Sûresi

“Kâlû subhâneke mâ kâne yenbegî lenâ en nettehize min dûnike min evliyâe velâkin metta’tehum veâbâehum hattâ nesû-zzikra vekânû kavmen bûrâ(n)” Onlar, “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helâke giden bir toplum oldular” derler. (25/18)


“Subhaneke” seni tenzih ederiz, mutlak tenzih mertebesinin ifadesidir. Olayı anlatan Ahadiyet mertebesi tenzih edilmektedir. İlâh edilen eşya sûretleride hakk’ın ef’alinden başka bir şey değillerdir. Ef’âli ilahiyye mertebesi ile gelen bu cevap ile nefislerine verilen nimetler ile Hakk’ı unuttuklarını rabblerini “sen sensin, ben ise benim” diye kendilerini müstakil bir varlık görerek Hakk’ı hatırlamayı unutarak helake iden bir toplum oldular. (Murat Derûni)


فَقَدْ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَن يَظْلِم مِّنكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا {الفرقان/19}

“Fekad kezzebûkum bimâ tekûlûne femâ testatî’ûne sarfen velâ nasrâ(an) vemen yazlim minkum nuzikhu azâben kebîrâ(n)”

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)