Vemâ enâ bitâridi-lmu/minîn(e)
"Ben inananları kovacak değilim."
"Hem ben iman edenleri kovmaya memur değilim."
Şuarâ Suresi 114. ayet, Nuh peygamberin inananları kovmayacağını ifade ettiği bir reddiyeyi içermektedir. Ayet, 'kovmak' ve 'inananlar' kavramları üzerinden Nuh'un tebliğ metodunu ve inananlara karşı tutumunu dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'طرد' kelimesinin bir şeyi bulunduğu yerden uzaklaştırmak, defetmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'طارد' kelimesi, Nuh'un inananları kendi meclisinden veya yanından kovmayacağı, uzaklaştırmayacağı manasını taşır. Bu, Nuh'un tebliğindeki kapsayıcılığı ve inananlara karşı şefkatini vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'طرد' kelimesinin Kur'an'da genellikle birini bir yerden uzaklaştırma, kovma anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette Nuh'un, inananları, yani Allah'a iman edenleri, kendisinden uzaklaştırmayacağını, onlara kapısını kapatmayacağını mecazi bir dille anlatır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'kovma' veya 'uzaklaştırma' fiillerinin genellikle ilahi bir ceza veya peygamberlerin tebliğine karşı çıkanlara yönelik bir tavır olarak kullanıldığını belirtir. Ancak bu ayette Nuh'un 'kovmayacağını' söylemesi, onun inananlara karşı hoşgörülü ve kucaklayıcı tutumunu, tebliğdeki temel ahlaki prensibini ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'إيمان' kelimesinin 'tasdik' ve 'güven vermek' anlamlarını içerdiğini belirtir. 'Mü'min', Allah'a ve O'nun gönderdiklerine kalben tasdik eden ve bu tasdikiyle güven içinde olan kişidir. Ayetteki 'el-mü'minîn' ifadesi, Nuh'un tebliğine icabet eden, Allah'a iman eden ve bu imanlarıyla Nuh'un himayesinde olan kişileri ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'iman'ın kalple tasdik, dille ikrar ve azalarla amel olduğunu vurgular. 'Mü'minîn' ise bu üç unsuru bir araya getiren, yani hem kalben inanan hem de bu inancını dışa vuran kimselerdir. Nuh'un bu kişileri kovmayacağını belirtmesi, onların imanlarının değerini ve Nuh nezdindeki konumlarını gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'da sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir 'güven' ve 'sadakat' ilişkisi olduğunu açıklar. 'Mü'min' ise bu güven ilişkisini Allah ile kuran kişidir. Nuh'un 'mü'minîn'i kovmayacağını söylemesi, bu güven ilişkisine sahip olanlara karşı peygamberlik görevinin bir gereği olarak onları koruyacağını ve destekleyeceğini ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'iman' kelimesinin kök anlamının 'emniyet' ve 'güven' olduğunu, dolayısıyla 'mü'min'in hem güvenen hem de güven veren kişi olduğunu belirtir. Ayette Nuh'un 'mü'minîn'i kovmayacağını ifade etmesi, onların imanları sayesinde Nuh'un yanında emniyette olduklarını ve Nuh'un onlara güven verdiğini gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.