İçeriğe atla
Şuarâ 13Cüz 19 · Sayfa 367

Şuarâ Sûresi 13. Âyet

الشعراء

Sohbete sor

Veyadîku sadrî velâ yentaliku lisânî feersil ilâ hârûn(e)

"Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."

Şu'arâ Sûresi

“Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap).” (26/13)


Firavun o dönemde dünyânın en güçlü kimselerinden biri idi işte bu nedenle Mûsâ (a.s.)’ın giriştiği iş çok zor olduğundan dolayı Mûsâ (a.s.) Cenâb-ı Hakk (c.c)’a niyazda bulunuyor.

Çünkü bir varlığın içerisinde nefis varsa orada sıkıntı var demektir. Nefs kişiyi sıkar, rahatsız eder bunun içinde her yola başvurur.

Zâhiren bu hâdisenin yâni Hz. Mûsa’nın dilinde meydana gelen ukdenin, bebekken Firavun’a karşı yaptığı hareketin, Firavun tarafından öldürülerek cezalandırılmak istenmesi üzerine, bunu bilinçli bir şekilde yapmadığını ispat için altın veya yakutla, kor ateşten birini seçme imtihanından geçirilmesi olayında onun ateşi seçerek alıp ağzına atması üzerine meydana geldiği nakl olunmaktadır.

Mûsevîyyet mertebesine geldiğimizde bu duâyı yapmamız gereklidir. T.B.

İstediği yardımcı ise daha önce Taha suresi 19. Âyette “Ve ailemden bana bir yardımcı kıl.” Âyetinin vücut bulmuş halidir. Harûn (a.s.) Mûsâ (a.s) ın kardeşidir. Aslan, cesur, korkusuz kişi ma’nâsını taşıdığı için cesur ve korkusuzluk yardımcı olarak kendisinin yanında istemektedir. (Murat Derûni) Mûsevîyyet düzeyinde olan bir kimse nefsin karşısında sadece kendi varlığı ile yetinemiyor ve bir yardımcı istiyor. T.B.


وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنبٌ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ {الشعراء/14}

“Velehum ‘aleyye zenbun feehâfu en yaktulûn(i)”

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)