Fettekû(A)llâhe veatî'ûn(i)
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
Şuarâ Suresi'nin 131. ayeti, Hud peygamberin kavmine yaptığı çağrıyı içermektedir. Ayet, Allah'a karşı gelmekten sakınma ve peygambere itaat etme üzerine odaklanarak, temel dinî ve ahlakî sorumlulukları vurgulamaktadır. Dilbilimsel olarak, 'takva' ve 'itaat' kavramları ayetin ana mesajını oluşturur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Takva kelimesi, bir şeyi korkulan şeyden korumak anlamına gelir. Şeriat dilinde ise, nefsi günahlardan korumak suretiyle Allah'ın azabından sakınmaktır. Ayetteki 'fettekullâh' ifadesi, Hud peygamberin kavmini Allah'ın azabından sakınmaya ve O'nun emirlerine uymaya çağırdığını gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Takva, Kur'an'da sadece bir korku değil, aynı zamanda Allah'a karşı duyulan saygı ve O'nun emirlerine uymak suretiyle bir korunma halidir. Hud'un kavmine yönelik bu çağrısı, onların Allah'ın gazabından kendilerini korumaları gerektiğini, bunun da O'na itaatle mümkün olacağını vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Takva, mecazi olarak Allah'ın emrine sarılmak ve yasaklarından kaçınmak demektir. Ayetteki kullanımı, kavmin Allah'ın koyduğu sınırları aşmaktan sakınması ve O'nun hükümlerine riayet etmesi gerektiğini ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Allah ismi, tüm kemal sıfatları kendinde toplayan, ibadete layık tek varlığın özel ismidir. Ayetteki 'fettekullâh' ifadesinde, takvanın yöneldiği, yani korkulması ve emirlerine uyulması gereken yüce zatı belirtir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Allah ismi, zat-ı vacibü'l-vücud'a delalet eden ve hiçbir şeye ortak koşulmayan özel isimdir. Hud'un kavmine yaptığı çağrıda, takvanın ve itaatin yalnızca bu yüce varlığa yöneltilmesi gerektiğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İtaat, bir şeye boyun eğmek, emrine uymak ve onun isteğini yerine getirmektir. Ayetteki 'etî'ûn' ifadesi, Hud peygamberin kavminden, Allah'ın elçisi olarak getirdiği mesajlara ve emirlerine kayıtsız şartsız uymalarını talep ettiğini gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İtaat, emredilene uymak ve karşı gelmemektir. Hud'un kavmine 'bana itaat edin' demesi, onların peygamberin tebliğ ettiği Allah'ın hükümlerine uymaları ve ona karşı gelmemeleri gerektiğini ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): İtaat, Kur'an'da genellikle Allah'a ve Resulüne karşı gösterilmesi gereken bir teslimiyet ve bağlılık halidir. Hud'un çağrısında, Allah'a takva ile birlikte peygambere itaatin de kurtuluş için vazgeçilmez bir şart olduğu vurgulanır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.