Fettekû(A)llâhe veatî'ûn(i)
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Gelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin."
Şuarâ Suresi 150. ayet, Salih peygamberin kavmine yaptığı çağrıyı içermektedir. Ayet, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi ve peygambere itaati vurgulayarak, imanın temel prensiplerini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): V-k-y kökünden türeyen 'takva', bir şeyi zararlı şeylerden korumak demektir. Ayetteki 'ittakû' fiili, Allah'ın azabından sakınmak, O'nun emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak kendini korumak anlamında kullanılmıştır. Salih peygamber, kavmini Allah'ın gazabından sakınmaya çağırmaktadır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): 'İttakû' ifadesi, mecazen Allah'ın azabından korkmak ve O'na saygı duymak anlamına gelir. Salih peygamberin kavmine hitabında, Allah'ın kudretini ve azabını hatırlatarak onları doğru yola davet etmesi bu mecazi anlamı pekiştirir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Takva kavramı, Kur'an'da sadece korku değil, aynı zamanda Allah'a karşı duyulan derin bir sorumluluk bilinci ve O'nun rızasını kazanma çabası olarak ele alınır. Ayetteki 'ittakû', bu sorumluluk bilincinin bir ifadesidir ve Salih peygamberin kavminden beklediği ahlaki duruşu yansıtır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Allah ismi, bütün ilahi sıfatları kendinde toplayan, ibadete layık tek varlığın özel ismidir. Ayetteki kullanımı, Salih peygamberin kavmini, kendilerine nimet veren ve azap etme gücüne sahip olan tek gerçek ilaha yönelmeye çağırdığını gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Allah ismi, zat-ı vacibü'l-vücud'a delalet eden, bütün kemal sıfatlarını cami olan özel isimdir. Salih peygamberin 'Allah'tan sakının' demesi, kavminin O'nun birliğini ve kudretini tanıyarak şirkten uzak durmalarını talep ettiğini ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): T-v-'- kökünden türeyen 'itaat', bir emre boyun eğmek ve onu yerine getirmek demektir. Ayetteki 'atî'ûnî' ifadesi, Salih peygamberin, Allah'ın elçisi olarak getirdiği mesajlara ve emirlerine kayıtsız şartsız uyulmasını talep ettiğini gösterir. Bu, peygamberin otoritesinin kabul edilmesidir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): İtaat, rıza ile boyun eğmek ve emredileni yapmaktır. Salih peygamberin 'bana itaat edin' çağrısı, onun Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu kabul etmenin ve onun rehberliğine uymanın gerekliliğini vurgular. Bu, imanın bir göstergesidir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Kur'an'da peygamberlere itaat, Allah'a itaatin bir uzantısı olarak ele alınır. Salih peygamberin bu çağrısı, onun tebliğ ettiği ilahi mesajın kabul edilmesini ve bu mesaj doğrultusunda yaşamın şekillendirilmesini ifade eder. İtaat, sadece sözlü bir kabul değil, aynı zamanda eylemsel bir bağlılıktır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.