Keżżebet kavmu lûtin(i)lmurselîn(e)
Lut'un kavmi de peygamberleri yalanladı.
Lût (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.
Şuarâ Suresi'nin 160. ayeti, Lut kavminin peygamberleri yalanlamasını konu almaktadır. Ayet, 'yalanlamak', 'kavim' ve 'elçiler' gibi temel kavramlar üzerinden, ilahi mesajın reddedilmesinin tarihsel bir örneğini sunar ve bu reddin sonuçlarına işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kezzebe' fiilinin 'yalan söylemek'ten ziyade, bir şeyi veya bir kimseyi 'yalanlamak', 'inkâr etmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'kezzebe' fiili, Lut kavminin peygamberlerin getirdiği hakikati ve onların peygamberliğini reddetmesini ifade eder. Bu, sadece sözlü bir yalanlama değil, aynı zamanda bir inkar ve karşı çıkıştır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kezzebe' fiilinin Kur'an'da bazen 'tekzib' (yalanlama) bazen de 'inkar' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, Lut kavminin peygamberlerin risaletini ve tebliğ ettikleri ilahi hakikatleri inkar etmesi, onları yalancı çıkarmasıdır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'küfr' ve 'tekzib' kavramları arasındaki ilişkiye dikkat çeker. Tekzib, bir mesajın veya elçinin doğruluğunu reddetmek, onu yalanlamak demektir. Lut kavminin peygamberleri yalanlaması, onların getirdiği ilahi mesajı ve dolayısıyla Allah'ı inkar etmeleri anlamına gelir. Bu, sadece bir sözü değil, bir hakikati reddetmektir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kavm' kelimesini 'bir araya gelmiş, birbiriyle ilişkili insanlar topluluğu' olarak tanımlar. Ayetteki 'kavmu Lût', Lut peygamberin tebliğde bulunduğu, belirli bir bölgede yaşayan ve ahlaki yozlaşma ile bilinen topluluğu ifade eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'kavm' kelimesinin genellikle erkekler topluluğu için kullanıldığını, ancak Kur'an'da bazen genel olarak insan topluluğunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'kavmu Lût', Lut peygamberin muhatap olduğu, hem erkekleri hem de kadınları içeren tüm topluluğu kapsar.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'kavm' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir peygamberin gönderildiği, belirli bir inanç veya yaşam tarzına sahip olan topluluğu ifade ettiğini vurgular. Lut kavmi, kendi sapkınlıklarıyla öne çıkan ve peygamberlerini yalanlayan bir topluluk olarak Kur'an'da sıkça zikredilir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'mürsel' kelimesinin 'gönderilmiş' anlamına geldiğini ve Kur'an'da Allah tarafından insanlara elçi olarak gönderilen peygamberler için kullanıldığını açıklar. Lut kavminin 'elçileri' yalanlaması, sadece Lut peygamberi değil, genel olarak peygamberlik müessesesini ve onların getirdiği mesajı reddetmeleri anlamına gelir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'mürsel' kelimesinin 'risalet' (elçilik) görevini üstlenen kişi olduğunu belirtir. Ayetteki çoğul kullanım ('el-mürselîn'), Lut kavminin sadece Lut peygamberi değil, ondan önceki ve sonraki tüm peygamberlerin getirdiği temel mesajı, yani tevhid ilkesini ve ahlaki değerleri reddettiğini ima eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'resul' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker. Resuller, Allah'ın iradesini insanlara bildiren, onlara doğru yolu gösteren ve ilahi kanunları tebliğ eden kişilerdir. Lut kavminin 'elçileri' yalanlaması, Allah'ın iradesine ve rehberliğine karşı gelmeleri anlamına gelir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.