İż kâle lehum eḣûhum lûtun elâ tettekûn(e)
Hani kardeşleri Lut, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız?"
Şuarâ Suresi'nin 161. ayeti, Hz. Lut'un kavmine yaptığı uyarıyı içermektedir. Ayet, 'takva' kavramı etrafında şekillenerek, kavmin ahlaki yozlaşmasına ve Allah'a karşı gelmelerine dikkat çekmektedir. Dilbilimsel olarak, 'takva' fiilinin kullanımı, sakınma ve korunma anlamlarını vurgulayarak, ilahi emirlere uymanın önemini ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Kavl (قول), hem akıl hem de dil ile ifade edilen her türlü sözü kapsar. Ayetteki 'kâle' (قَالَ) fiili, Hz. Lut'un kavmine yönelik açık ve net bir hitabını, uyarı ve tebliğini ifade eder. Bu, sadece bir ses çıkarma değil, belirli bir mesajı iletme eylemidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Kavl (قول), Kur'an'da genellikle bir haber verme, bir hüküm bildirme veya bir öğüt verme anlamında kullanılır. Burada Hz. Lut'un kavmine yönelik 'kâle' fiili, onların dikkatini çekmek ve onları doğru yola davet etmek için sarf ettiği sözleri mecazi olarak değil, doğrudan bir ifadeyi belirtir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Ahu (أخ), sadece kan bağı olan kardeşi değil, aynı zamanda bir kavme mensup olan, onlarla aynı toplumsal çevreyi paylaşan kişiyi de ifade eder. Ayette 'ahûhum' (أَخُوهُمْ) ifadesi, Hz. Lut'un kavmiyle olan yakınlığını, onlardan biri olduğunu ve bu nedenle sözünün daha etkili olması gerektiğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Ahu (أخ), Kur'an'da bazen soydaşlık, bazen de din kardeşliği veya toplumsal yakınlık anlamında kullanılır. Burada 'ahûhum' (أَخُوهُمْ) ifadesi, Hz. Lut'un kavmine yabancı olmadığını, onların içinden biri olarak onlara öğüt verdiğini ve bu durumun tebliğin kabul edilebilirliğini artırması gerektiğini belirtir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Takva (تقوى), bir şeyi zararlı şeylerden korumak anlamına gelir. Şeriat dilinde ise, nefsi günahlardan korumak, Allah'ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınmaktır. Ayetteki 'tettekûne' (تَتَّقُونَ) fiili, Hz. Lut'un kavmini Allah'ın azabından ve günah işlemekten sakınmaya, O'nun emirlerine riayet etmeye çağırdığını gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Takva (تقوى), Kur'an'da merkezi bir kavram olup, Allah'a karşı duyulan derin saygı, korku ve O'nun emirlerine titizlikle uyma bilincini ifade eder. Hz. Lut'un 'tettekûne' (تَتَّقُونَ) sorusu, kavminin bu temel ahlaki ve dini sorumluluğu yerine getirip getirmediğini sorgulayarak, onların gafletini yüzlerine vurur.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Takva (تقوى), Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak nefsi azaptan korumaktır. Bu, sadece bir korku hali değil, aynı zamanda bir bilinç ve sorumluluk duygusudur. Ayetteki 'tettekûne' (تَتَّقُونَ) fiili, kavmin Allah'a karşı gelme eylemlerini terk edip, O'nun rızasını kazanmaya yönelme çağrısını içerir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.