Veteżerûne mâ ḣaleka lekum rabbukum min ezvâcikum(c) bel entum kavmun ‘âdûn(e)
(165-166) "Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz."
"Bırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!"
Bu ayet, Lut kavminin sapkın cinsel davranışlarını eleştirmekte ve Rablerinin kendileri için yarattığı doğal eşleri terk ederek haddi aşan bir topluluk olduklarını vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, terk etme, yaratma, eşler ve haddi aşma fiilleri etrafında şekillenmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'z-r-v' kökünü 'terk etmek, bırakmak' olarak açıklar. Ayetteki 'تَذَرُونَ' kelimesi, Lut kavminin Allah'ın kendileri için helal kıldığı eşleri terk edip, fıtrata aykırı bir yola sapmalarını vurgular. Bu terk ediş, sadece fiziksel bir ayrılık değil, aynı zamanda Allah'ın emrinden yüz çevirme anlamı taşır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'z-r-v' fiilinin mecazi olarak 'bir şeyi ihmal etmek, önemsememek' anlamında kullanılabileceğine işaret eder. Ayetteki bağlamda, Lut kavminin Rablerinin kendileri için yarattığı eşleri terk etmesi, aynı zamanda bu ilahi nimeti ve fıtratı ihmal etmeleri ve ona değer vermemeleri olarak anlaşılır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'h-l-k' kökünü 'yoktan var etmek, bir şeyi takdir edip meydana getirmek' olarak tanımlar. Ayetteki 'خَلَقَ لَكُمْ' ifadesi, Allah'ın eşleri insanlar için bir nimet ve fıtrata uygun bir düzen olarak yarattığını, bu yaratılışın hikmetini ve amacını vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'h-l-k' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak yaratıcılığını ve her şeyin O'nun takdiriyle var olduğunu gösterdiğini belirtir. Bu ayetteki 'خَلَقَ لَكُمْ' ifadesi, eşlerin Allah tarafından insan fıtratına uygun ve meşru bir şekilde yaratıldığını, dolayısıyla bu yaratılışın dışına çıkmanın ilahi düzene karşı gelmek olduğunu ima eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'z-v-j' kelimesini 'birbirine uygun olan iki şeyden her biri' olarak açıklar. Ayetteki 'أَزْوَٰجِكُم' ifadesi, Allah'ın insan fıtratına uygun olarak erkek ve dişi eşleri yarattığını, bu eşlerin birbirini tamamlayıcı ve meşru bir birliktelik oluşturduğunu vurgular. Lut kavminin bu doğal eşleri terk etmesi, fıtrata aykırı bir sapma olarak ele alınır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'z-v-j' kelimesinin hem erkek hem de dişi için kullanılabileceğini ve 'çift' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'أَزْوَٰجِكُم' ifadesi, Allah'ın insanlar için yarattığı meşru ve doğal cinsel partnerleri ifade eder. Lut kavminin bu meşru eşleri bırakıp erkeklere yönelmesi, ilahi emre ve fıtrata aykırı bir davranış olarak kınanır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'a-d-v' kökünü 'sınırı aşmak, haddi tecavüz etmek' olarak açıklar. Ayetteki 'عَادُونَ' kelimesi, Lut kavminin Allah'ın belirlediği fıtrî ve şer'î sınırları aşarak, meşru olmayan cinsel ilişkilere yönelmesini ifade eder. Bu, sadece bir günah değil, aynı zamanda ilahi düzene karşı bir isyan ve azgınlıktır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'a-d-v' kökünün 'zulmetmek, haksızlık etmek' anlamlarını da içerdiğini belirtir. Ayetteki 'عَادُونَ' ifadesi, Lut kavminin hem kendilerine hem de ilahi emirlere karşı haksızlık ettiğini, fıtratı bozarak zulüm işlediğini gösterir. Onların bu davranışı, sadece cinsel bir sapma değil, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir haddi aşmadır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'a-d-v' kökünün Kur'an'da genellikle 'Allah'ın koyduğu sınırları çiğneme, zulüm ve isyan' anlamlarında kullanıldığını belirtir. 'عَادُونَ' kelimesi, Lut kavminin sadece cinsel bir sapma içinde olmadığını, aynı zamanda Allah'ın emirlerine karşı gelerek haddi aşan, azgın bir topluluk olduğunu vurgular. Bu durum, onların helak edilmelerinin temel nedenlerinden biridir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.