Fenecceynâhu veehlehu ecme'în(e)
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
Biz de onu ve ailesinin tamamını kurtardık,
Şuara Suresi 170. ayet, Hz. Lut'un ve ailesinin (karısı hariç) helaktan kurtarılmasını ifade eder. Ayet, 'kurtarma' ve 'hepsi' kavramları üzerinden ilahi müdahalenin kapsamını ve kesinliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Necât (نجاة), bir şeyden kurtulmak, selamet bulmaktır. Ayetteki 'feneccaynâhu' ifadesi, Hz. Lut'un ve ailesinin (karısı hariç) helak edilecek kavmin azabından kurtarılması anlamındadır. Bu, ilahi bir koruma ve kurtuluş eylemini ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Necâ (نجا) fiili, bir şeyden ayrılıp uzaklaşmak ve selametle çıkmak manasına gelir. Ayetteki kullanımı, Hz. Lut'un ve ona iman edenlerin, helak edilecek olanlardan ayrılıp azaptan muhafaza edilmesini mecazi olarak anlatır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Necât kavramı Kur'an'da genellikle ilahi bir müdahale ile felaket, azap veya tehlikeden kurtarılmayı ifade eder. Bu ayette, Hz. Lut'un ve ailesinin (karısı hariç) ilahi iradeyle helaktan korunması, Allah'ın seçilmiş kullarına yönelik lütfunu ve kurtarıcılığını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Ehl (أهل), bir kişiyle ilişki içinde olan, onunla birlikte yaşayan veya ona tabi olan kimselerdir. Bu ayette 'ehlehû' ifadesi, Hz. Lut'un eşi dışındaki aile fertlerini ve ona iman edip tabi olanları kapsar. Eşinin istisna edilmesi, ehl kavramının her zaman kan bağıyla sınırlı olmadığını, inanç ve amel birliğinin de önemli olduğunu gösterir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Ehl, bir kişinin hanımı, çocukları ve akrabaları gibi yakın çevresini ifade eder. Ayetteki 'ehlehû' kullanımı, Hz. Lut'un kurtarılan yakın çevresini belirtir ve bu kurtuluşun kapsamını çizer.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Ecmâîn (أجمعين), tekid (vurgu) edatıdır ve bir topluluğun tamamını, istisnasız bir şekilde ifade etmek için kullanılır. Bu ayette 'ehlehû ecmâîn' ifadesi, Hz. Lut'un ailesinden kurtarılanların hiçbirinin dışarıda kalmadığını, hepsinin kurtarıldığını kesin bir dille vurgular. Bu, kurtuluşun tam ve eksiksiz olduğunu gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Cem' (جمع) kökünden türeyen ecmâîn, bir araya getirilmiş, toplanmış olanların tamamını ifade eder. Ayetteki kullanımı, Hz. Lut'un ailesinden kurtarılanların sayısının veya niteliğinin eksiksiz olduğunu, hiçbirinin geride bırakılmadığını pekiştirir. Bu, ilahi kurtuluşun kapsamlılığını belirtir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Ecmâîn kelimesi, Kur'an'da genellikle bir grubun veya topluluğun bütün fertlerini kapsayıcı bir anlamda kullanılır. Bu ayette, Hz. Lut'un ailesinden kurtarılanların tamamının, yani karısı dışındaki herkesin kurtarıldığını vurgulayarak, ilahi kurtuluşun tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.