Vezinû bilkistâsi-lmustekîm(i)
"Doğru terazi ile tartın."
"Ve doğru terazi ile tartın."
Şuara Suresi'nin 182. ayeti, ölçüde adaleti ve dürüstlüğü emretmektedir. Bu ayet, ticari ilişkilerde hileden kaçınmayı ve hakkaniyetle hareket etmeyi vurgulayarak toplumsal düzenin temelini oluşturan ahlaki bir ilkeyi ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'vezn' kelimesini bir şeyin ağırlığını bilmek olarak tanımlar. Ayetteki 'vezin' emri, ölçüde tam ve eksiksiz davranmayı, hakkaniyetle tartmayı ifade eder. Bu, sadece maddi ağırlığı değil, aynı zamanda adaleti de kapsar.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'vezin' kelimesinin mecazi olarak adalet ve hakkaniyet anlamında kullanılabileceğini belirtir. Ayetteki 'vezin' emri, sadece fiziki tartma eylemini değil, aynı zamanda toplumsal ilişkilerde adaleti gözetmeyi de içerir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'vezn' kavramının sadece ticari bir eylem olmaktan öte, ilahi adalet ve kozmik denge ile ilişkili olduğunu vurgular. Ayetteki 'vezin' emri, bu geniş anlam çerçevesinde, Allah'ın koyduğu düzeni bozmamayı ve adil olmayı öğütler.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'kıstâs' kelimesinin Rumca kökenli olduğunu ve doğru, adil terazi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, ölçüde hile yapmamayı ve tam ölçü vermeyi vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kıstâs'ı 'adaletli terazi' olarak açıklar ve bu kelimenin 'kıst' (adalet) kökünden türediğini ifade eder. Ayetteki 'kıstâs' kullanımı, ölçümde adaletin ve dürüstlüğün önemini pekiştirir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'kıstâs'ın 'mîzân' (terazi) kelimesinden daha özel bir anlam taşıdığını ve tam, doğru ölçü aletini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, ölçüde titizlik ve hassasiyetin gerekliliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'istikamet' kelimesini 'doğruluk, eğrilikten uzak olmak' olarak açıklar. 'Kıstâs-ı müstakîm' ifadesi, ölçü aletinin sadece fiziksel olarak düzgün olmasını değil, aynı zamanda adaletli ve hilesiz olmasını da ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'istikamet'in her türlü eğrilikten ve sapmadan uzak durmak olduğunu belirtir. Ayetteki 'el-müstakîm' kelimesi, ölçü aletinin güvenilirliğini ve ölçümün adaletli bir şekilde yapılmasını garanti eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'istikamet' kavramının Kur'an'da hem maddi hem de manevi anlamda doğruluk ve dürüstlüğü ifade ettiğini belirtir. 'Kıstâs-ı müstakîm' ifadesi, ticari hayatta dürüstlüğün ve adaletin temel bir ilke olduğunu vurgular.
Şu'arâ Sûresi
“Doğru terazi ile tartın.” (26/182)
وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ {الشعراء/183}
“Velâ tebhasû-nnâse eşyâehum velâ ta’sev fî-l-ardi mufsidîn(e)”