Kâle inne rasûlekumu-lleżî ursile ileykum lemecnûn(un)
Firavun, "Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir" dedi.
(Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi.
Şuara Suresi 27. ayet, Firavun'un Hz. Musa'ya yönelik ithamını aktarırken, 'gönderme' ve 'delilik' kavramları üzerinden peygamberlik müessesesine karşı çıkışı dilbilimsel bir derinlikle sunar. Ayet, risalet ve mecnuniyet arasındaki zıtlığı vurgulayarak, inkarcıların peygamberlere bakış açısını gözler önüne serer.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Kavl (قول), bir şeyin dille ifade edilmesidir. Bu ayette Firavun'un Hz. Musa hakkındaki hükmünü ve ithamını açıkça dile getirmesini ifade eder. Kavl, sadece sözlü beyanı değil, aynı zamanda bir inancı veya görüşü de kapsayabilir. Burada Firavun'un kendi inancını ve yargısını ortaya koyduğunu gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Kavl (قول) kelimesi, Kur'an'da genellikle bir kişinin doğrudan ifadesini veya bir topluluğun ortak görüşünü aktarmak için kullanılır. Bu ayette Firavun'un 'dedi' ifadesi, onun otoritesini ve çevresindekilere hitabını vurgular, sözünün ağırlığını ve kesinliğini belirtir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Resûl (رسول), bir mesajı iletmek üzere gönderilen kişidir. Bu ayette Hz. Musa'nın Allah tarafından Firavun'a ve kavmine gönderilmiş bir elçi olduğunu ifade eder. Firavun'un bu kelimeyi kullanması, aslında Musa'nın elçilik vasfını kabul etmese de, onun bir yerden 'gönderilmiş' olduğu gerçeğini dolaylı yoldan itiraf ettiğini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Resûl (رسول) kavramı, Kur'an'da Allah ile insanlar arasında bir aracı, ilahi mesajın taşıyıcısı olarak merkezi bir öneme sahiptir. Bu ayette Firavun'un 'sizin elçiniz' demesi, alaycı bir tonla da olsa, Musa'nın bir misyonla geldiğini kabul ettiğini, ancak bu misyonun kaynağını ve meşruiyetini reddettiğini gösterir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Resûl (رسول), gönderilen demektir. Bu ayette Firavun'un 'resûlünüz' ifadesi, Hz. Musa'nın bir elçi olarak geldiğini kabul etse de, onun getirdiği mesajı ve kendisini 'deli' olarak niteleyerek küçümsediğini ve reddettiğini gösterir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Ürfile (أُرْسِلَ) fiili, meçhul yapısıyla, gönderenin kim olduğunu açıkça belirtmeden, bir gönderilme eylemini ifade eder. Bu ayette, Firavun'un ağzından çıkan bu ifade, Hz. Musa'nın bir yerden 'gönderilmiş' olduğunu kabul ettiğini, ancak bu gönderilişin ilahi bir kaynaktan olduğunu reddettiğini gösterir. Fiilin meçhul olması, Firavun'un Allah'ı gönderen olarak anmaktan kaçınmasını yansıtır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Ürfile (أُرْسِلَ) fiili, 'gönderilmek' anlamında pasif bir yapıdır. Ayetteki kullanımı, Hz. Musa'nın kendi isteğiyle değil, bir başkası tarafından görevlendirildiğini vurgular. Firavun'un bu fiili kullanması, Musa'nın bir 'elçi' olduğunu kabul etse de, onun bu elçiliğinin kaynağını ve dolayısıyla meşruiyetini sorguladığını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Mecnûn (مجنون), aklı örtülmüş, cinlenmiş demektir. Cinn (جن) kökünden gelir ve gizlenmek, örtülmek anlamı taşır. Bu ayette Firavun, Hz. Musa'yı 'deli' olarak niteleyerek, onun getirdiği mesajın akıl dışı olduğunu ve kendisinin de akli dengesinin yerinde olmadığını iddia eder. Bu, peygamberlere karşı kullanılan yaygın bir ithamdır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Mecnûn (مجنون) kavramı, Kur'an'da peygamberlere karşı yöneltilen en sık suçlamalardan biridir. Bu, peygamberlerin getirdiği mesajın mevcut düzeni ve inançları sarsması karşısında, inkarcıların bu mesajı akıl dışı ve peygamberi de akıl hastası olarak yaftalama çabasıdır. Firavun'un bu ithamı, Hz. Musa'nın risaletini değersizleştirme ve halkın gözünde itibarını düşürme amacı taşır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Mecnûn (مجنون), aklı örtülmüş, cinlerin etkisi altına girmiş kişi demektir. Bu ayette Firavun'un Hz. Musa'ya 'deli' demesi, onun söylediklerini ciddiye almadığını, akıl ve mantık dışı bulduğunu ifade eder. Bu, aynı zamanda peygamberlerin mucizelerini ve ilahi mesajlarını reddetmek için kullanılan bir retorik araçtır.
Şu'arâ Sûresi
“Kâle inne rasûlekumu-llezî ursile ileykum lemecnûn(un)” Firavun, “Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir” dedi. (26/27)