İçeriğe atla
Şuarâ 33Cüz 19 · Sayfa 368

Şuarâ Sûresi 33. Âyet

الشعراء

Sohbete sor

Veneze'a yedehu fe-iżâ hiye beydâu linnâzirîn(e)

Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyaz olmuş.

Şu'arâ Sûresi

“Veneze’a yedehu fe-izâ hiye beydâu linnâzirîn(e)” Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyaz olmuş. (26/33)


Bu ana gelene kadar temizlenmiş olan el’in henüz cilâsı yapılmamış idi. Cenâb-ı Hakk (c.c) bu eli koynuna yani gönül âlemine sokturmak sûretiyle oradan aldığı nûr ile onu sıradan bir el hükmünden çıkarmaktadır.

Bu iki Âyeti kerîme ile Mûsevîyyet mertebesinde olan kişinin aklının sıradan akıl ve elinin de sıradan el olmadığı ortaya çıkmaktadır.

Tâbî ki günümüzde bu mertebeye ulaşmış olan kişilerin elleri parlayacak değildir bu hâli ancak ehli bilir. Beşer elin parlaması, tuttuğu her şeyin Hakk’ın bir zuhuru olduğunu idrak etmesidir. Ve buradaki Nûr ile Nûrlanmasıdır.

Mûseviyyet mertebesi daha henüz aklı külle ulaşamayıp nefsi küll olduğundan dolayı buradaki anlayış sol ağırlıklı olmaktadır, işte bu nedenle Mûsâ (a.s.)’ın sol elini koynuna sokmuş olması daha akla yakındır. Seyri süluk ehli bunları bilmelidir ki o devrelerde hangi el kullanılmaktadır ve ne zaman aklı küll faaliyete geçmektedir.

Batılıların Nefs-i kül yani sol’un üstte olma anlayışları modalarında da etkendir. Şöyleki! Fiziki mesleğim terzilik olduğundan hep bu yanlış üstünlüğün ızdırabını çekerek mesleğimi yapmışımdır, şöyleki; bilindiği gibi erkeklerde, kıyafetlerde sol taraf üsttedir, hanımlar da ise tam tersi sağ taraf üsttedir ki, olması gerekenin tamamen tersidir. Ancak bu sistemi çıkaran batı olduğundan onların doğrularıdır. Aslında erkekler de, kıyafet sağ taraf iliklendiğinde üstte yani, Akl-ı kül’ün üstte olması lâzım gelmektedir. Bayanlar da ise kendi fıtratları gereği kıyafetleri’nde sol taraf üstte olmalıdır. Böylece batının ters değerleri kıyafetlerinde de yaşanmakta, bizlerde onlara uyduğumuzdan bu yanlış değerlere kıyafetlarimizi de uydurmak zorunda kalmaktayız.

Bir başka şey daha ilâve edelim ki; bu da sol elle yemek yemektir. İşte sol ağırlıklı hayât ve davranış biçimleri yemeklerine de yansıdığından onlar yemeklerini de sol elleriyle yerler. Bizler de, modern olacağız diye onlara özenerek sol elle yemek yemeği taklid etmekteyiz. Halbuki; İslâm sağ “akl-ı kül” hükmüyle’dir, ve her mübarek yerlere girerken sağdan başlanır, (v.s.) çünkü sağ Akl-ı kül’ün temsilcisidir, ve sağ giriş, sol ise çıkış içindir. T.B.