Kâle kellâ inne me'iye rabbî seyehdîn(i)
Musa, "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.
Musa: "Hayır, aslâ! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir."
Şuarâ Suresi 62. ayet, Hz. Musa'nın zor bir durumda Allah'a olan tam tevekkülünü ve O'nun yardımına olan kesin inancını ifade eder. Ayet, 'kellâ' ile olumsuzlamayı, 'ma'î' ile beraberliği ve 'se-yehdîn' ile hidayeti vurgulayarak ilahi desteğin mutlaklığını ortaya koyar.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kellâ' kelimesini 'hakkan' (gerçekten, muhakkak) veya 'lâ' (hayır) anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Firavun'un 'yakalandınız' sözüne karşı kesin bir 'hayır, asla' cevabıdır, yani 'bu asla olmayacak' anlamını taşır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kellâ'nın bir şeyi kesin olarak reddetmek ve caydırmak için kullanıldığını ifade eder. Burada, Hz. Musa'nın takipçilerinin korkularını gidermek ve Firavun'un iddialarını kesin bir dille çürütmek için kullanılmıştır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'kellâ' gibi edatların Kur'an'daki ret ve tekzip işlevine dikkat çeker. Bu ayette, Hz. Musa'nın ilahi güce olan inancıyla, düşmanın tehdidini tamamen geçersiz kıldığını gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ma'î' kelimesinin 'beraberlik' anlamını vurgular. Ayetteki 'Rabbim benimle beraberdir' ifadesi, Allah'ın Hz. Musa'yı yalnız bırakmadığını, O'na yardım ve destekle eşlik ettiğini gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ma' kelimesinin 'birliktelik' ve 'eşlik etme' anlamlarını taşıdığını belirtir. Burada, Allah'ın Hz. Musa ile olan beraberliği, sadece fiziksel bir yakınlık değil, aynı zamanda ilahi yardım ve koruma anlamında bir destektir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'ma' kelimesinin farklı bağlamlarda farklı beraberlik türlerini ifade edebileceğini açıklar. Bu ayetteki 'ma'î', Allah'ın kudreti ve inayetiyle Hz. Musa'ya manevi ve fiili destek vermesi anlamında bir beraberliktir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'Rab' kelimesinin 'terbiye eden, ıslah eden, sahip çıkan, efendi' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbî' ifadesi, Hz. Musa'nın Allah'ı kendi Rabbi olarak kabul etmesi ve O'nun himayesine sığınmasıdır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'Rab' kelimesinin 'malik, seyyid, müdebbir, mürebbi' gibi anlamlarını sıralar. Hz. Musa'nın 'Rabbî' demesi, Allah'ın kendisinin tüm işlerini yöneten, terbiye eden ve koruyan yegane güç olduğunu ikrar etmesidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker ve onun 'sahip, efendi, besleyici, terbiye edici' anlamlarını vurgular. Hz. Musa'nın bu kelimeyi kullanması, Allah'ın mutlak otoritesine ve O'nun kendisine olan özel ilgisine olan inancını gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'hedâ' fiilinin 'yol göstermek, doğruya iletmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'se-yehdîn' ifadesi, Allah'ın Hz. Musa'ya içinde bulunduğu zor durumdan çıkış yolunu göstereceğine dair kesin bir vaattir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hidâyet' kelimesinin 'lütuf ve incelikle yol göstermek' anlamına geldiğini açıklar. Hz. Musa'nın bu sözü, Allah'ın kendisine hem maddi (çıkış yolu) hem de manevi (doğru karar) anlamda rehberlik edeceğine olan inancını yansıtır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'hidâyet' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve 'doğru yolu gösterme, rehberlik etme, başarıya ulaştırma' gibi anlamları içerdiğini belirtir. Ayetteki 'se-yehdîn' ifadesi, Allah'ın Hz. Musa'yı düşmanlarından kurtaracak ve onu güvenliğe ulaştıracak bir yol göstereceğine dair kesin bir güvencedir.
Şu'arâ Sûresi
“Kâle kellâ inne me’iye rabbî seyehdîn(i)” Mûsâ, “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir” dedi. (26/62)
Mûsâ (a.s.) ile Rabbim mutlak benimledir-bendedir ve hadi esmâsı ile yol gösterecektir. (Murat Derûni)