Śumme aġraknâ-l-âḣarîn(e)
Sonra ötekileri suda boğduk.
Sonra da ötekileri suda boğduk.
Şuara Suresi 66. ayet, Firavun ve ordusunun denizde boğulmasını anlatmaktadır. Ayet, ilahi cezanın kesinliğini ve helakın şiddetini vurgulayan 'boğmak' ve 'diğerleri' kavramları üzerinden bu olayı aktarır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ğark' kelimesinin bir şeyin suya tamamen batması ve kaybolması anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ağraknâ' fiili, Allah'ın Firavun ve ordusunu denizde tamamen boğarak helak etmesini ifade eder, bu da ilahi kudretin ve cezanın kesinliğini gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ağraknâ' fiilini mecazi bir anlatım olarak değil, doğrudan bir fiil olarak ele alır ve 'onları suya batırdık' şeklinde açıklar. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın Firavun'u ve ordusunu fiziksel olarak denizde helak etmesini vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ğark' kökünün Kur'an'da genellikle ilahi bir ceza olarak suda boğulma eylemini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'ağraknâ' fiili, Firavun ve ordusunun isyanlarına karşılık gelen ilahi gazabın somut bir tezahürü olarak suda boğulmalarını anlatır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'âhar' kelimesinin 'birincinin zıddı' veya 'sonra gelen' anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette 'el-âharîn' ifadesi, daha önce kurtarılan İsrailoğulları'nın aksine, Firavun ve ordusunu işaret ederek, onların akıbetinin farklı olduğunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'âhar' kelimesinin bir şeyin zıddı veya benzeri olmayan başka bir şeyi ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'el-âharîn' kelimesi, Hz. Musa ve kavminin kurtuluşundan sonra gelen ve helak olan Firavun ve ordusunu kasteder, böylece iki grubun kaderleri arasındaki keskin farkı ortaya koyar.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'âhar' gibi kelimelerin genellikle bir karşıtlık veya zıtlık bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'el-âharîn', kurtuluşa erenlerden farklı olarak, ilahi cezaya çarptırılan 'ötekileri' temsil eder ve böylece ilahi adaletin tecellisini gösterir.
Şu'arâ Sûresi
“Summe agraknâ-l-âharîn(e)” Sonra ötekileri suda boğduk. (26/66)
Firavun ve taraftarlarıda Nefsi emmarelerin vehim suyunda gark oldular. (Murat Derûni)